YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4208
KARAR NO : 2008/11609
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, pamuk tüccarı olan davalıya iki adet sevk pusulası karşılığında 11.428 kg pamuk satıp teslim ettiğini, ancak davalının bedelini ödemediğini ileri sürerek 11.428.000.000 TL’nın tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacıdan 6773 kg pamuk alıp bedeli olan 2.980.100.000 TL’sını ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın 2.045.120.000 TL üzerinden iptaline, davanın reddedilen kısmı olan 9.382,88 YTL üzerinden %40 oranındaki tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşagıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı asıl, isticvap beyanında davacıya 2.500,00 YTL peşin, 935,00 YTL’sını da havale ile göndermek süretiyle ödediğini beyan etmiştir. Mahkemece davalının davacıdan kg’ı 440.000 TL üzerinden 6773 kg pamuk satın alıp, 935.000.000 TL’sını banka havalesi ile ödediği kabul edilerek bakiye 2.045.120.000 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. Hemen bilirtilmelidirki davalının isticvap beyanı kendisini bağlayıcı nitelikte olup, davalı bu beyanında bahsi geçen 2.500.000.000 TL’sını davacıya ödediğini ispat etmek zorundadır. Davalının bu savunmasını ispat edemediği mahkemenin de kabulündedir. Davalı 2.500.000.000 TL’sını davacıya ödediğini yasal delillerle kanıtlayamadığına göre itirazın 2.500.000.000 TL üzerinden iptaline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şikilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-İ.İ.K.’nun 67/3.maddesi uyarınca icra takibinde bulunan davacı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksızlığının yanısıra davacı alacaklının icra takibini yapmakta kötüniyetli olmasıda zorunludur. Bir başka deyişle icra takibi yapan davacının kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması halinde sadece takip yapmakta haksız oluduğu için aleyhine tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında bir miktar pamuk alım satımının olduğu ve ancak davacının 6773 kg pamuk dışındaki iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Davalı davacının icra takibi yapmakla kötüniyetli olduğunu iddia ve ispat etmediği gibi dava dosyasına bu hususta bir delilde ibraz edememiştir. Bu durumda davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yasal şartlarının oluşmadığının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalının kötüniyet tazminatına dair talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.