YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5804
KARAR NO : 2008/12290
KARAR TARİHİ : 23.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalılardan … … mirasçıları avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı … mirasçıları, murislerinin arsa sahibi ve yüklenici olan davalı murisleri … …’ndan 26.7.1993 tarihinde tapu ile daire satın aldığını, tapuda orman şerhinin bulunmadığını, ancak 2 yıl sonra 16.1.1995 tarihinde orman şerhi konduğunu, sulh ceza mahkemesinde aleyhine dava açıldığını, taşımazın orman içinde kaldığını bu şekilde öğrendiklerini, tapuda aleniyet ilkesinin olduğunu, davalı belediyelerin ruhsat vermekle, orman idaresi ile hazinenin orman olduğu şerhini tapuya bildirmemekle kusurlu olduğunu, tapuda orman şerhinin alım tarihinden çok sonra konduğunu, taşınmazın müsaderesine karar verildiğini, tapulu evini kaybettiğini ileri sürerek 10.000,00 YTL manevi, 35.000,00 YTL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalılar, kusurlarının olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Belediye, Hazine, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın hizmet kusurundan kaynaklandığına dayanılarak görev nedeniyle reddine, … … mirasçılarının zararda kusurlarının olmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların davalı belediyelere yönelik tüm temyiz itirazları ile aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı … ve hazine aleyhine açılan davada zarar ile bu davalılar arasında illiyet bağının bulunduğu ispatlanamadığından davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
3-Davacılar murisinin, 26.7.1993 tarihinde dava konusu daireyi davalılar murisi … …’ndan tapuda satın almış olduğu ve taşınmazın bulunduğu alanın 1944 tarihli kesinleşen Orman kadastrosu içinde kaldığı, 21.9.1982 tarihinde 2/B madde uygulamasının yapılıp 25.7.1990 tarihinde ilan edilip kesinleştiği, tapunun orman sınırları içinde kaldığının ve hukuki değerinin bulunmadığının aynı taşınmazla ilgili açılan davalar sonucu Yargıtaydan geçerek kesinleştiği tüm dosya içeriği ile sabittir. Yargıtay’ın sapma göstermeyen kararlarına göre … mülk olarak tescile tabi olmayan bir taşınmaz, her nasılsa … mülk olarak tapuya tescil edilerek hakkında sicil oluşturulmuşsa, bu sicil taşınmazın tescile tabi olmayan yerlerden olduğu sonucunu değiştirmez. (HGK 22.2.1990 …, 1989/1-700 esas, 1998/101 karar ve 18.10.1989 … 1989/1-419 esas, 1989/528 karar, 11.6.2003 …, 2003/13-414 esas, 410 karar) Buna göre davacılar, taşınmazın öncesinin orman olmadığını bilemeyeceğini, iyi niyetli olduğunu, yani MK. 931.maddesindeki tapu siciline itimat prensibini ileri süremez. Taşınmazın davacılar murisine satıldığı 26.7.1993 tarihinde evveliyatının orman olduğunun bilinmesi, … ve satan için yasa hükmü gereğidir. Orman alanlarının … mülkiyete konu olması, devir ve temliki hukuki sonuç doğurmaz. Yani taraflar arasında yapılmış bulunan satım akdi BK 19-20 maddeleri gereğince mutlak butlanla batıl olup, … beri geçersizdir.Geçersiz sözleşmelerde, taşınmazın hukuka uygun yollarla tescil edilmiş olması BK. 192.maddesindeki satıcının zapta karşı tekeffül borcunu doğurmaz. Çünkü bu madde, sadece hukuken geçerli sözleşmelerde ileri sürülebilir. Davacılar, geçersiz sözleşmeye dayanarak taşınmazın değerini tazminat olarak isteyemez; sadece geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet kurallarına göre isteyebilir. Geçersiz sözleşmelerde herkes aldığını aynı anda iade ile yükümlü ise de, taşınmaz davacının kusuru olmaksızın elinden çıkmış olduğundan onun iade mükellefiyeti yoktur.
Hal böyle olunca, mahkemece bilirkişilerden alınacak taraf ve yargı denetimine elverişli rapor ile davacının 26.7.1993 tarihinde ödediği satış bedelinin, tapusunun iptal edildiği ve kesinleştiği tarihe kadar ulaştığı alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak hesaplanması suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Bozma nedenine göre davalı … … mirasçılarının temyiz taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı Belediyelere yönelik tüm ve sair temyiz taleplerinin reddine, 2. ve 3 bend gereği temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 4. bent gereği davalıların temyiz taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 23.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.