YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9631
KARAR NO : 2012/13290
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı kurum vekili davacı işçinin Euroarse A.Ş. işyerinden 31.12.2005 tarihinde feshedilmesi üzerine 01.01.2006 tarihinden itibaren 240 günlük işsizlik ödeneği bağlandığını 13.01.2006 tarihinde işe girdiğinden ödenen ödeneğin geri istendiğini, davalı işçinin yersiz ödenen işsizlik ödeneğinin tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2007/9961 esas sayılı dosyada borçlunun bu dosyada da yapmış olduğu esasa itirazı haksız ve yersiz olup davalı borçlu tarafın alacağın %40’dan aşağı olmamak üzere İcra İnkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2006/2970 esas 2008/674 karar numaralı ve 13.11.2008 tarihli kararı ile karar verilen bu dosyada verilen kararın henüz kesinleşmediğinden derdestlik bakımından göz önüne alınmasını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın 05/04/2010 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı, bilahare davacı kurum vekilince yenilendiği, duruşmanın 20/03/2012 günlü celsede taraflarca davanın takip edilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/4 maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409. maddesi: “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Oturum gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hallerde, gün tespit ettirilmemiş ise, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yukarıdaki fıkralar hükmü gereğince dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren … kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur.
Dava dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. Bu harç yenileyen tarafından ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, yeni bir dava sayılmaz.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Birinci ve ikinci fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde beşinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermektedir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun’un 320/4 bendi “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır” hükmü içermektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 29.05.2009 tarihli duruşmaya katılmamış olması sebebi ile 1086 sayılı Kanun’un 409 maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 06.08.2009 tarihli yenileme dilekçesi üzerine yargılamaya devam edildikten sonra davacı tarafın 01.12.2011 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık 6100 sayılı Kanun’un 316/g bendi uyarınca basit yargılama usulünün uygulandığı iş mahkemelerinde 01.10.2011 tarihinden önce açılmış ve bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan davalarda 1086 sayılı Kanun’un 409. maddesi mi yoksa 6100 sayılı Kanun’un mad.320/4 bendinin mi uygulanacağı noktasındadır.
6100 sayılı Kanun’un zaman bakımından uygulanma başlıklı 448. maddesi “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır” hükmünü içermektedir. Buna göre somut olayda 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte olduğu dönemde kanunun 409/1 bendi bakımından tamamlanmış bir işlem sözkonusu olduğundan 6100 sayılı Kanun’un uygulanma olanağı bulunmadığından anılan Kanun’un 320/4 bendinde belirtilen işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olma şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Öte yandan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği tarih olan 05.04.2010 tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı Kanun’un 409. maddesine göre davacının bir defadan fazla dosyayı takipsiz bırakması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği konusunda kazanılmış hakkı bulunduğu, her ne kadar usul hükümlerinin derhal uygulanması söz konusu ise de hukuka güven ilkesinin bir sonucu olarak davacının ilk yenilemeden sonra birden fazla bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı kuralının 01.10.2011 tarihinden önce bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyalar için 6100 sayılı Kanun’un yürürlük döneminde de uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1992/11-702 esas, 1993/48 sayılı kararı da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı tarafın 20.03.2012 tarihli duruşmaya katılmamış olması sebebi ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun’un 320/4 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULASINA, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.