YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6755
KARAR NO : 2007/11521
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kardeşleri ile ortak murislerinden intikal eden 149 ve 1526 parsel sayılı taşınmazların taksim edilmesi konusunda aralarında anlaştıklarını, tapuda taksimin yapıldığını, davalıların bu taksim sözleşmesi gereğince kendisine düşen taşınmazdaki pay karşılığında para vermeyi teklif ettiklerini, buna göre kendi payının tapuda davalı …’e satışının yapıldığını, ancak satış bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek her iki parseldeki ¼ hisse karşılığı olarak toplam 7.000,00 YTL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ortak murislerinden kalan taşınmazları aralarında taksim ettiklerini, davacının kendisine düşen taşınmazdaki hissesini tapuda bedelini ödemek suretiyle davalılardan …’in satın aldığını, satış bedelinin ödendiğini, resmi belgeye karşı tanık dinlenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1526 parseldeki davacı hissenin karşılığı olarak belirlenen miktardan taleple bağlı kalınarak 7.000.00 YTL’nin davalılardan yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalıların kardeş oldukları, tarafların murislerinden intikal eden 149 ve 1526 parsel sayılı taşınmazların 18.4.2003 tarihli tapuda düzenlenen resmi taksim senedi ile taraflar arasında paylaşıldığı, davacının
2007/6755-11521
bu taksim neticesinde kendisine isabet eden 1526 parseldeki 1/3 hissesini yine tapuda düzenlenen 22.4.2003 tarihli satış akti ile davalılardan … …’a devrettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Davacı , satım bedelinin bayramdan sonra kendisine ödeneceği vaadiyle satış aktini yaptığını, ancak davalıların kendisini oyalayarak satış bedelini ödemediklerini ileri sürerek, iddiasını ispat için tanık deliline dayanmıştır. Davalılar ise, satış bedelinin tapuda yapılan resmi akit sırasında ödendiğini savunarak davanın reddini istemişler, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin bulunmadığını bildirmişlerdir. Taraflar arasındaki satım akdi resmi senede bağlanmış, örneği dosya içinde bulunan resmi akit düzenlenirken, satış bedelinin nakden ve peşin olarak tamamen tahsil edildiği açıklanmıştır. Hal böyle olunca taraflar kardeş de olsalar, resmi belgeye karşı davalı yanın açık muvafakati bulunmadıkça tanık dinlenemez. Tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulamaz. Ne var ki, davacı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığına göre, davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan yönler göz ardı edilerek, tanık beyanlarına itibar etmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.