Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7957 E. 2007/12935 K. 05.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7957
KARAR NO : 2007/12935
KARAR TARİHİ : 05.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, kendisinin avukat olduğunu, dava dışı …’in alacağı için yine dava dışı … aleyhine icra takibi yaptığını, icra takibinin kesinleşerek alacağın sıraya konduğunu, icra takibi devam ederken …’in kensidinden icra dosyasındaki alacağı mahsuben para istediğini, kendisinin icra dosyasındaki alacağın tamamını …’e ödediğini ve icra dosyasındaki alacağı davalıya temlik ettirdiğini ve icra takip dosyasından tahsil edilecek paralarında kendisine ait olduğuna dair davalıdan belge aldığını, ancak davalının kendisini vekillikten azledip icra dosyasından 1.085.500.000 TL’sını çektiğini ileri sürerek icra takip dosyasında tahakkuk edecek alacağın kendisine ait olduğunun tesbitini, 1.085.500.000 TL’nın istirdadını, tesbit talebinin kabul edilmemesi halinde takip dosyasındaki alacak olan 5.300.000.000 TL’nın takip tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, bedelini ödeyerek icra takip dosyasındaki alacağı …’den temlik aldığını, ibranamenin gerçekte alakası olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava dışı …’in alacağı için dava dışı .. aleyhine icra takibi başlattığı ve dosya alacağını …’e ödeyerek icra takip dosyasındaki alacağı temlik aldığı, ancak Avukatlık Kanununun 47. maddesinde avukatın çekişmeli hakları edinme yasağının bulunması nedeniyle …’den aldığı temliği davalı adına yaptırdığı ve akabinde dosya alacağının kendisine ait olduğuna dair davalıdan ibraname aldığı anlaşılmakta olup, bu husus mahkemeninde kabulündedir. Avukatlık Kanununun 47. maddesinde, avukatın el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklı olduğu hükme bağlanmış olup, bu husus kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Öte yandan B.K. 65. maddesinde de haksız yahut ahlaka (adaba) muayir bir maksat istihsali için verilen bir şeyin istirdadının istenemeyeceği hükme bağlanmıştır. Az yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı avukatın Avukatlık Kanununun 47. maddesinde belirtilen çekişmeli hakları edinme yasağına dair amir hükmü bertaraf etmek için, aslında kendisinin edindiği çekişmeli hakkı davalıya temlik edilmiş gibi gösterdiği ve bu suretle Avukatlık Kanununun 47. maddesine muhalefet ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu nedenlede ceza mahkemesince mahkumiyetine karar verilmiştir. Davacı avukatın kanunun amir hükmüne rağmen yaptığı tasarruftan dolayı bir hak talebinde bulunması mümkün olmayıp, aksinin kabulü kanuna karşı hilenin benimsenmesi anlamına gelirki bununda kabulü olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 5.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.