Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5077 E. 2022/6960 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5077
KARAR NO : 2022/6960
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.09.2020 tarih ve 2020/148 E. – 2020/247 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “VESTEL” ana unsurlu çok sayıda tanınmış markasının bulunduğunu, davalı şirketin bu markalarla iltibas oluşturacak şekilde “Ek ESTEL” ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, 2015/16551 kod numarası verilen başvuruya yapılan itirazın TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız olduğunu, davalı markası ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, “VESTEL” markası tanınmış olduğundan markanın özdeş veya benzerinin aynı ve hatta farklı sınıflar için dahi tescilinin hukuken mümkün olmadığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK’nin 2016-M-7279 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu davalı şirkete ait başvuru markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.