YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4246
KARAR NO : 2007/8774
KARAR TARİHİ : 19.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ½ oranında hissedarı bulunduğu taşınmazı 39.000 YTl. ödeyerek satın aldığını, tapuda satış bedelinin 2.000 YTl. olarak gösterildiğini, davalının dava dışı diğer hissedarı … …’ın kendisine karşı şufa davası açıp, tapuda satış bedeli olarak gösterilen parayı ödemek suretiyle adına olan tapu kaydını iptal ettirdiğini davalıya ödediği bakiye 37.000 YTL. yönünden takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacın davasını alacağa hasrettiği de gözetilerek 36.900 YTL. nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının ½ hissesi davalı adına kayıtlı olan taşınmazı 29.4.2002 tarihinde 2.000.000.000 Tl. bedel göstermek suretiyle satın aldığı, satış bedeli olarak davalıya 39.000.000.000 TL ödediği, taşınmazın diğer hissedarı dava dışı … …’ın davalıya karşı Karadeniz Ereğlisi 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/628 esas sayılı dosyası ile açtığı şufa davası sonunda tapuda gösterilen 2.000.000.000 TL.nı ödemek koşuluyla davayı kazandığı ve davacının 2.000.000.000 Tl. nı tahsil ettiği ihtilafsızdır. İhtilaf, davacının 23.2.2004 tarihli belge kapsamından davalıya ödediği anlaşılan bakiye 37.000 YTl. bedeli isteyip isteyemeyeceği ve davalının bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamından ve davalının davacıya verdiği 23.2.2004 tarihli “ibranamedir” başlıklı belgeden de açıkça anlaşılacağı gibi
2007/4246-8774
davacı gerçekte bu satım nedeniyle davalıya 39.000.000.000 TL. ödemiş olmasına karşın tapuda daha az harç ödenmesi mülehazasıyla taşınmazın satış bedelini 2.000.000.000 TL. olarak göstermiştir. Bu kendisinin kusurudur. Hiç kimse kendi kusura dayanarak başkasından talepte bulunamaz. Diğer taraftan davalı taşınmazın gerçek değerini aldığına ve edimlerini yerine getirmek suretiyle taşınmazı davacıya tapuda devir ve teslim ettiğine göre davalının sebepsiz olarak zenginleştiğinden de söz edilemez. Bu durumda davalıya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de başvurulamaz. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.