YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3477
KARAR NO : 2022/7384
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.11.2019 tarih ve 2019/10 E- 2019/366 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/03/2021 tarih ve 2020/798 E- 2021/468 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1901 yılında ABD’de kurulmuş olan müvekkili şirketin, kadınlar, erkekler, çocuklar için giysi, ayakkabı, aksesuar ve ev dekorasyonu alanında ürün satışını yaptığını, davacının yaratıcısı ve gerçek hak sahibi olduğu “NORDSTROM” markasının birebir aynısının, davalı Uğur Hırdavatçılık Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde 19.09.2011 tarihinde 2010 53322 sayı ile 14,18, 20, 25 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, gerçek hak sahibi davacının markasını TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirmek istediği durumda, davaya konu marka nedeniyle tescilinin kısmen engelleneceğini, dolayısıyla davacının huzurdaki davayı açmasında hukuki menfaatinin olduğunu ileri sürerek davalının 2010/53322 sayılı “Nordstrom” markasının 6769 sayılı SMK’nın 9/1, 26/1(a) ve 27/2 maddeleri uyarınca; başvuru tarihinden itibaren tescil edildiği sınıflar bakımından kullanılmadığı dikkate alınarak iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temelleri 1965 yılında atılan davacı…’ın bugün 16 ülke ile aktif işbirliği yapmakta 1500’e yaklaşan ürün portföyü ile sektöründe lider konumda yer aldığını, tüm yurt içi ve yurt dışı operasyonlarını Gebze merkezli gerçekleştirdiğini, davalı Şirket adına “Nordstrom” markası Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 19.09.2011 tarihinde “2010 53322” sayı ile 14,18,20,25 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini ve davalının tescilli markasını bilfiil kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükü kendisine düşen davalı tarafa markayı kullandığını ispat etmek amacıyla delil ibrazı için öninceleme duruşmasında kesin süre verilmiş ise de, karar verilinceye kadar dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediği, davalının faaliyet alanının; yapı malzemeleri sektöründe ara malı niteliğindeki ürünlerin üretimi olduğu, davalının davaya konu edilen NordStrom markasını kullandığına, markaya ilişkin üretilen ürünlerin alınıp satıldığına, bu ürünler için reklam harcaması yapıldığına ilişkin kataloğa, broşüre, fatura vb. herhangi bir kayıt ve belge davalı tarafça dosyaya ibraz edilmediği, marka sahibi davalı markayı kullandığını veya kullanmamanın haklı nedene dayandığını ispat edememiş olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; davalı adına kayıtlı 2010/53322 tescil sayılı “NordStrom” markasının iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, halen yürürlükte olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ‘nın 9/1.maddesi ile Anayasa Mahkemesince iptal edilen 556 sayılı KHK’nın 14.maddesindeki düzenlemeler markalar sicilinin kullanılmayan markalardan arındırmayı amaç edinmekte olup, her iki yasa maddesinin aynı içeriğe sahip olması, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinin düzenlemenin yasa ile yapılmasına ilişkin olması karşısında, 5 yıllık sürenin 10/01/2017 tarihinden itibaren yeni baştan başlayacağına yönelik savunmanın dinlenilemeyeceği( bknz. Dairemizin 12/11/2020 tarih, 2020/1133 esas, 2020/ 5023 karar sayılı ilamı), somut olayda; davaya konu markanın tescil tarihi (19/09/2011) gözetildiğinde, dava tarihi itibariyle 5 yıllık yasal süre tamamlandığı, davanın dava şartı arabuluculuğa tabi niteliğinin bulunmadığı, ayrıca davalı tarafından dava konusu edilen markanın, tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından son beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanıldığının ispatına yarar delillerin yargılama sırasında ibraz edilmediği gerekçesiyle HMK’nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davalının isitnaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.