YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7720
KARAR NO : 2007/12512
KARAR TARİHİ : 30.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mesken abonesi olan davalının elektrik tüketim borcunu ödememesi nedeniyle başlattığı icra takibine yöneltilen itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede davalının imzası bulunmadığı, tarih ve abonelik kayıtlarının yer almadığı, davalının evini 1.12.1999 tarihinde evini sattığı ve davaya konu dönemde elektrik kullanıcısı olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine, %40 tazmimatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … ve tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığını ileri sürmemiştir. Sözleşmede imzası bulunmasa da sözleşme ekindeki adına düzenlenen güvence bedeli makbuzu ve kimlik fotokopisi bilgilerinden taraflar arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde abonelik sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı tarafından temyiz olunan kararın 1.bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2.bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.