YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5129
KARAR NO : 2007/9083
KARAR TARİHİ : 27.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalının 30.9.200 tarihine kadar kendilerine muhasebecilik hizmeti verdiğini,davalı muhasebeciye talebi doğrultusunda toplam 9.782 Dolar ve 5.270.500.000 TL muhtelif tarihlerde elden ve banka hesaplarına yatırıldığını,ancak davalının hiçbir vergi ve beyanname vermediğini,hizmet kusuru işlediğini,paraları zimmetine geçirdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 9.782 Dolar’ın 19.3.1998 tarihinden dövize uygulanan en yüksek ticari faiziyle, 5.270.500.000 TL’ye ise 5.5.1998 tarihinden ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davacı şirkete iadeyi gerektirecek hiçbir ödemesinin bulunmadığını,birleşen dava ile de,1998 Mart ayından itibaren şirketin muhasebe ve müşavirlik hizmetlerini yürüttüğünü, 32.000.000.000 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek reeskont faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, muhasebe hizmetleri için para verdiğini, ancak yerine getirilmeyen hizmetler nedeniyle vermiş olduğu paralar için davalıdan istemde bulunmuş, davalı ise şirkete muhasebe hizmeti verdiğini bedelinin ödenmediğini iddia ederek dava 2007/5129-9083
açmıştır. Mahkemece aldırılan 11.4.2006 havale tarihli bilirkişi raporunda, asıl dava yönünden; yazılı sözleşme olmadığı halde davalının şirketten para aldığı,birleşen dava yönünden ise; sadece 14.10.1998 tarihli gösterilen defterleri teslim etmesi ve beyannamelerle ilgili birtakım açıklamada bulunduğu,başka hizmet vermediği, tespiti yapılmış ayrıca vergi ceza ihbarnameleri ve diğer belgelere göre;davacıların iddia ettikleri biçimde bir alacakları bulunduğunun bu aşamada tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.Hükme esas alının bilirkişi raporunda davalının,davacı şirketin muhasebe hizmetlerini aralarında yazılı sözleşme bulunmasa da yaptığı açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen tarafların iddia ve savunmaları yönünde inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.O halde davacının muhasebecisi olan davalıya muhasebe hizmetlerinden dolayı ne miktar ödeme yaptığı ile davalının bağlı bulunduğu Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasından davacı şirkete hizmet verdiği dönemlere ilişkin ücret tarifeleri getirtilerek, davacı şirket kayıtları ve ödeme belgeleri üzerinde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak davacının ve davalının alacağı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu yön gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 27.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.