YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7018
KARAR NO : 2006/12163
KARAR TARİHİ : 21.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflar adına gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının kendisine olan borcu nedeniyle imzalayarak verdiği 11.900 dolar bedelli 15.11.2003 vadeli bono bedelini ödemediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takip konusu bonoyu, davacıdan haricen satın aldığı taşınmaz bedeli karşılığında verdiğini, harici satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, tapunun kendisine devredilmediğini savunarak davanın reddini dilemiş, kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, davacının geçersiz sözleşmeye dayanarak güvence maksadıyla verilen bonoyu takibe koymasının kötü niyetli olduğu kabul edilmek suretiyle %40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. İİK. nun 67/2 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yanında alacaklı davacının ayrıca kötü niyetli olması gerekir. Davacının, haricen düzenlenen taşınmaz sözleşmesi
gereğince kendisine verilen bonoyu icra takibine koyması … başına kötü niyetli olduğunu kanıtlamaz. Başkaca delillerle davacının başlattığı icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamış olduğuna göre mahkemece davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın “Hüküm” başlıklı kısmının 2 nolu bendinde yazılı “asıl alacak olan 18.349,80 YTL üzerinden %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” sözlerinin tamamen karardan çıkartılmasına yerine “davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.9.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.