Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1777 E. 2006/5086 K. 05.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1777
KARAR NO : 2006/5086
KARAR TARİHİ : 05.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, Davalının 3.5.2002 tarihinde düzenlenen ihalede 248,272,269 parti nolu emvanleri satın aldığını , kesin satışları süresinde yapmadığını, ihalenin feshedildiğini, 31.7.2002 tarihinde ikinci ihalenin yapıldığını, iki ihale arasında oluşan farkın tahsili için icra takibi başlattığını,davalının takibe kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.856.686.000 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, ihaleyi kazanan davalının edimini yerine getirmemesi üzerine sözleşmeyi feshedip 2.ihaleyi yaptığını ve 2.ihalede emvallerin daha düşük bir bedelle satılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, iki ihale arasındaki farkı talep etmektedir. Davacı, taahhüdünü yerine getirmeyerek sözleşmenin feshine neden olan davalı alıcıdan, bu yüzden uğradığı olumsuz zararının ödetilmesini isteme hakkına sahiptir. Burada olumsuz zararın miktarı belirlenirken, kural olarak kaçırılan fırsat ilkesi çerçevesinde,ilk ihalede davalıdan sonraki en iyi ikinci fiyat teklifiyle, makul sürede yöntemince yapılmış ikinci ihalede gerçekleşen fiyat arasındaki farkın esas alınması gerekir.
Öğretide ve uygulamada menfi zarar “ uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar” olarak kabul edilmektedir. Sözleşmenin ifa edileceğine inanılarak başka bir sözleşme yapma fırsatının kaçırılması nedeniyle uğranılan zarar da, menfi zarar kapsamında değerlendirilmektedir. Dairemizin öteden beri sapma göstermeyen ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenmiş bulunan kararlarına göre, davacının menfi zararının saptanmasında, ilk ihaleye davalının dışında katılanların bulunması halinde, davalının teklifinden sonraki en iyi teklif ile, ikinci ihale fiyatı arasındaki fark esas alınmalı, şayet birinci ihalede davalıdan başka kimse ihaleye iştirak etmemiş veya davalıdan sonraki en iyi teklifin belirlenememesi halinde birinci ihale tarihindeki piyasa cari fiyatıyla ikinci ihale bedeli arasındaki fark ile bu bağlamda ve bu amaçla yapılmış olan tüm giderler esas alınmalıdır. Değinilen bu hususlar doğrultusunda belirlenen bedel davacının olumsuz zararını gösterir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan ve istek kapsamından davacının talebinin menfi zarar olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosyada, davalıdan başka ihaleye katılan olup olmadığı, katılan var ise verilen en iyi ikinci fiyatın ne olduğuna dair yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır. Mahkemece ihalelere ait tüm evraklar ile, birinci ihalede davalıdan başka teklif veren olup olmadığı, var ise verilen en iyi ikinci teklife ait belgeler davacıdan istenmeli, davalıdan başka ihaleye katılanın olması halinde onun teklif ettiği en iyi ikinci fiyat üzerinden, eğer davalıdan başka katılan olmamış ise veya teklif verenin önerdiği miktar belirlenemiyorsa, bu defa o günkü piyasa cari fiyatıyla ikinci ihale arasındaki farkın menfi zarar olarak tespiti açısından konusunda uzman bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı sonucuna uygun karar verilmelidir.Mahkemece yetersiz bilirkişi raporu ve aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:1.bent gereği davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.