Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/840 E. 2012/13747 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/840
KARAR NO : 2012/13747
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının İş Kanun’un 24. maddesi uyanınca kıdem tazminatı alarak iş akdini feshettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre Armutlu’ da teraziciye ihtiyaç olmadığı, kalifiye eleman olan davacının eşinin işten ayrılmasına tepki olarak davacının İzmir’e gönderilmek istendiğini, Bandırma’ da kurulu düzeni bulunan ve 13 yıldır aynı işyerinde çalışan davacının görev değişikliğini kabul etmediğini, davacıya aynı gün tazminatının ödendiği, davacının ibra sözleşmesi imzaladığı, görev belgesinde davacının el yazısıyla iş akdini kendisinin feshettiğine ilişkin ibare bulunsa da davacının görev değişikliğinden dolayı sıkıntılı olduğu, görev değişikliğinin yapıldığı gün bu beyanının alındığını, davacının dosya kapsamına göre baskı altında olduğu, dolayısıyla işten ayrılmanın davacının serbest iradesinin ürünü olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
Somut olayda, 27.05.2011 tarihinde davacıya görev değişikliğine ilişkin yazının tebliğ edildiği ve bu yazının altında davacının kendi el yazısı ile “Görev değişikliğini kabul etmiyorum, İş kanun’un 24. maddesine göre kıdem tazminatımı alarak iş akdini fesh etmek istiyorum” şeklinde beyanını yazdığı dikkate alındığında iş sözleşmesinin davacı tarafından fesh edildiğinin kabulü gerekmekte iken iş sözleşmesinin davalı tarafından fesh edildiğinin kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca,
hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 82,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.