Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/15706 E. 2007/2305 K. 20.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15706
KARAR NO : 2007/2305
KARAR TARİHİ : 20.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2003 yılı Ağustos ayında o tarihlerde kızının nişanlısı olan davalıya, 9 adet, 22 ayar ağaçkabuğu desenli altın bileziği ödünç verdiğini, davalının bilezikleri iade etmediğini bildirerek, bileziklerin aynen, olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle değeri 4.369.000.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, iddianını doğru olmadığını belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, dava konusu bileziklerin değeri olan 2.448.00 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kızı ile nişanlı iken davalıya borç olarak verdiği bileziklerin iade edilmediği iddası ile bu davayı açmıştır. Böylece davacı iddiasını ödünç hukuki ilişkisine dayandırmıştır. Davalı, borç almadığını savunarak, ödünç ilişkisini inkar etmiştir. Davacının da belirttiği gibi, bileziklerin borç olarak verildiği iddia olunan tarihte, davacının kızı ile davalı evli değildirler. Nişanlılık HUMK 293/1 maddesi kapsamınında olmadığı için olayda tanık dinlenemez. Her ne kadar kararda, teamül gereği yazılı belge alınamayacağı olgusuna dayanılmış ise de, bu hususta herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Çevrede böyle bir teamülün varlığı saptanmamıştır. Kaldı ki, davacıda böyle bir teamülün varlığını iddia edip, böyle bir olguya dayanmamış ve mahkemece dinlenen davacı tanıkları, davacının, davalıya altın bilezik ödünç verdiği hususunda kesin ve net beyanda da bulunmamışlardır. Bu nedenle, davacı, iddiasını kanıtlayamamış ise de, dava dilekçesinde “sair deliller”
2006/15706-2007/2305
demek suretiyle yemin deliline de dayanılmış olduğundan, davacıya, yemin teklif etme hakkı hatırlanıp, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olanan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.