Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1195 E. 2006/5173 K. 06.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1195
KARAR NO : 2006/5173
KARAR TARİHİ : 06.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıya ait taşınmazı 1.8.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, davalının mecuru boş ve kullanıma hazır vaziyette kendisine teslim etmemesi üzerine mecura hiç taşınmadığını, mecura ait anahtarları emlakçıya iade ettiğini, davalının ise ağustos, eylül ve ekim ayları kira bedelleri için hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40 inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesi gereği mecuru davacıya teslim ettiğini, kasım ayı başında kiralanana ait anahtarları teslim aldığını savunarak davanın reddini ve inkar tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, miktar likit olduğundan ve davacının iyi niyetli sayılamayacağından bahisle %40 tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72/4 maddesine göre alacaklı lehine inkar tazminatına hükmedebilmek için borçlunun mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak takibi durdurması ve bu kararın tatbiki nedeniyle davalının alacağını geç almış olması şarttır. Somut olayda ise icra takibi tedbir kararı ile durdurulmadığından ve alacaklının alacağını geç alması söz konusu olmadığından, İİK’nun 72/4 maddesinde şartlar gerçekleşmemiştir. Bu durumda, alacaklı davalı lehine tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu
yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın “Hüküm” fıkrasının 2 nolu bendinin tamamen karardan çıkartılmasına, yerine “yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine” sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.