Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/88 E. 2009/1201 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/88
KARAR NO : 2009/1201
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yeri nedeniyle reddine dair verilen 02.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1 sayılı parselde imar uygulaması sonucu davalı … adına tescil edilen 7/2400 payın geldisinin kapanan yol ihdaslarından oluştuğundan bu yerin adına tescilini, mümkün olmazsa 800.00 TL. tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, yapılan işlemin Tapu Kanununun 21. maddesine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, davalı … Belediyesi husumet ve yargı yolu itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın idarenin yaptığı imar düzenlemesi nedeniyle meydana gelen zararın tazmini veya eski hale getirme talebi olduğu gerekçesiyle yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
İstem tapu iptali ve tescile yöneliktir. İdari Yargılama Usulü Kanununda belirtildiği üzere idarenin eylem ve işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların giderilmesi için açılan davalar idari yargıda görülür. Belediye Meclisleri ve encümenlerinin tasarruflarının tümünün idari yargıyı ilgilendirdiğini söylemek mümkün değildir. Tapu sicilleri ve diğer mülkiyet sicilleri idarenin elemanları tarafından düzenlenirse de tespit ettikleri hak ve olgular mülkiyete ilişkin olarak vücut bulur. Bu sicillerdeki esaslı değişiklikler ancak yargı yoluyla sağlanır. İptal ve tescil taşınmaz mülkiyetini tümden değiştireceğinden sonuçta davanın
kabulü, tapu sicilinde de köklü bir değişiklik yapılmasını gerektirecektir. Gerek Tapu Kanunu gerekse Türk Medeni Kanunu ve gerekse mülkiyet sağlayıcı diğer yasa hükümleri uygulanırken meydana gelen hak kayıpları adli yargı yerlerinde düzeltilir.
Somut olayda; davaya konu parselin mülkiyet hanesinde değişiklik yaratacak bir istem ileri sürüldüğüne göre davaya bakma adli yargının görevindedir. Taraf delilleri toplanarak işin esası hakkında karar verilecek yerde yanılgılı takdir ile yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.