Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/15562 E. 2009/1199 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15562
KARAR NO : 2009/1199
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyadı tashihi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 294 ve 172 parsel kaydında “… ve …” yazılı olan, 69 ve 129 parsel kaydında ise hiç yazılmayan soyadının Onbüyük olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Bir önceki bozma kararı uyarınca kaydında düzeltme yapılması istenen taşınmaz maliklerinin tapu sicilindeki kimlik bilgileri yazılmak suretiyle nüfus idaresinden bu adlarda kayıtlı bulunan kişilerin bulunup bulunmadığı sorulmuş ise de idarenin 03.06.2008 tarih 8035 sayılı yazılarıyla mernis programına göre müzekkeredeki bilgilerin yetersizliğinden söz edilerek kayıtlarda araştırma yapılamayacağı belirtildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki mevcut çekişmenin giderilmesi mahkemenin görevidir. Çekişmenin giderilmesi için de nüfus müdürlüğünden bu bilgilerin doğruluğunun saptanması zorunludur. Nüfus müdürlüğünden bilgi istenmesi hallerinde istenen bilgilerin verilmemesi nüfus müdürlüğü personeli hakkında görevi ihmal suçunu oluşturur. Mahkemeye 23.05.2008 tarihinde yazılan müzekkerede bilgi istenen kişilere ait soyadları ve hangi köy sicilinde kayıtlı oldukları müzekkerede belirtilmiş olup, müzekkerenin bu haliyle yeterli
olduğu açıktır. Sağlıklı bir hükme varılabilmesi için nüfus müdürlüğünden yeniden gerekli bilgiler istenerek adları geçen bu kişilerin kayden var olup olmadıkları tespit edilmeli diğer deliller de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Nüfus idaresinin yeterli olmayan cevabi yazısıyla istenen bilgilere ulaşılmadan, eksik araştırmayla hüküm verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedeNlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.