YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6534
KARAR NO : 2008/11642
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yaptıkları 24.4.1987 tarihli sözleşmeye göre, … İlçesi, … mevkiinde bulunan 911 ve 1139 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki petrokent tatil sitesinde 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 nolu devre tatil hakkına sahip olduğunu, 14.2.2005 tarihli yazı ile davalının yenileştirme ve iyileştirme kapsamında siteye 11.557 YTL. harcama yaptığını ve bundan devre tatil hakkı sahiplerinin paylarına düşen kısmın ödenmesini istediğini, sözleşmeye göre devre tatil hakkı sahiplerinden devre tatil servis bedeli istenebileceğini, davalının belirlediği devre servis bedelinin de ödediklerini, kapasite artırma ve ek gelir sağlamayı amaçlayan otel, havuz gibi harcamaların kendilerinden istenemeyeceğini, bunun 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine, hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu bildirip, davalıya yenileme katkı payı adı altında ödeme yapılmaması gerektiğinin tespitiyle yaratılan muarazanın menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yenileme katkı payını istemenin sözleşme, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gibi, yapılan bu imalatlar nedeniyle davacının devre tatil hakkının rayiç değerinin arttığını bildirip davanın reddini, 31.1.2005 tarihli karşı dava ile de 20.145 YTL.nın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin sözleşme hükümlerine göre yenileme katkı payı isteyemeyeceğinden asıl davanın kabulüne, süresinde usulüne uygun olarak açılmayan karşı dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine asıl davanın kabulüne, bozmadan sonra davalı tarafça açılan ve birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 721,28 YTL.nin davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin dışında kalan itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı şirketin 14.2.2005 tarihli yazısı ile yaptığı ve yapacağı işleri sayarak yıllık olarak belirlediği servis ücretinin dışında, kendisine tanınan yetkiyi kötüye kullanarak ve yüksek olarak “yenileme katkı payı” adı altında ödeme yapılmasını istediği miktarı talep etmeye hakkı olmadığı iddiası ile bu davayı açmıştır. Davalı da 23.5.2006 tarihinde açtığı birleşen dava ile, zorunlu ve gerekli olarak yapılan yenileştirme ve iyileştirme giderlerinden şimdilik 26.852 YTL.nin sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiği 29.12.2005 tarihinden itibaren faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 1.8.2007 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; 2001 yılından başlayarak 2006 yılı dahil davalı şirket tarafından yapılan makul ve normal tamirat, tadilat, yenileme ve onarım giderlerinden ünite ve devre başı ile davacı hissesine düşen bedelin 721,28 YTL. olduğu, açıklanmıştır. Mahkemece bu bedelin davacı yararına sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahisle birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa Dairemiz bozma kararında ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde, tesbit edilen bu bedelin sözleşme kapsamında davacının sorumlu olması gereken zaruri ve makul iyileştirme gideri olarak değerlendirilmesi geriktiğinin kabulü gerekir. Ancak asıl dava açısından, davacının borçlu olmadığının tesbitini talep ettiği 14.2.2005 tarihli yazı kapsamındaki istenen bedel gözetilerek, bu tarihe kadar yapılan ve davacıdan talep edelebilecek tutarın belirlenerek bu tutar dışındaki bedelden davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi gerekir. Yine birleşen dava açısından da, davalı şirketin bu dava ile 29.12.2005 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiğini ifade ettiği gözetilerek, bu tarihe kadar olan talep edebileceği tutar, gerektiğinde ek rapor alınarak belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile, tarafların talepleri gözetilmeksizin 2006 yılı sonuna kadar yapılan iyileştirme bedelleri esas alınarak yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereği davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 272,00 YTL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.