YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4770
KARAR NO : 2022/7408
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.01.2021 tarih ve 2014/225 E. – 2021/56 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği 30.07.2010 vadeli 20.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borcunun bulunmadığını, davalının müvekkiline ait dükkanı kiracı sıfatı ile işlettiğini, müvekkili dükkanı satmaya kalkınca kiracısı olan davalının almak istediğini 20.000.-TL peşin 40.000.-TL ‘lik kısmı da taksitle ödenmek üzere anlaştıklarını, davalı 20.000.-TL peşin verince iyiniyetli müvekkilinin cayma durumunda bu parayı iade edeceğinin garantisi olarak dava konusu senedi verdiğini, davalının daha sonra peyder pey toplam 5.100,00 TL daha ödediğini, satış bedelinin kalanını ödemediği gibi kira borcunu da ifa etmediğini toplam 13.700,00 TL kira borcu biriktiğini, satış bedelinden (60.000.-TL) kalan borç (34.900.-TL) ve kira borcu toplamı olan 48.600.-TL daha ödenmesi karşılığında davalının bir akrabasına tapudan dükkanın devrinin verilmesi konusunda müvekkilini ikna ettiklerini, davalının akrabasının 45.000.-TL nakit verdiğini davalının da 3.000.-TL’lik senet düzenleyip vermesi üzerine dükkanın tapudan, devrinin yapıldığını, müvekkilince ödenmeyen 3.000.-TL ‘lik senet icra takibine konu yapılınca davalının da haksız olarak 20.000.-TL’lik senedi icra takibine konu yaptığını ihtiyati haciz sırasında mecburen 5.000.- TL ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında dükkan satışı konusunda anlaşmaya varıldığı ve müvekkilince 20.000.-TL verildiği hususunun doğru olduğunu ancak dükkan satışı gerçekleşmemesine rağmen davacı parayı iade etmediğinden bu bononun icra takibine konu yapıldığını, davacı yanın dava dilekçesine eklediği kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümündeki özel madde kısmında yazan 20.000.-TL ‘lik senetten dolayı hiçbir alacağının olmadığına ilişkin ifadelerin sonradan yazıldığını müvekkili kontratı imzalarken bu kısmın boş olduğunu, müvekkili elinde bulunan kontrat suretinden de bu hususun anlaşılacağını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından Bursa 16. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1250 esas sayılı icra takibine konu 30/05/2010 keşide tarihli, 30/07/2010 vade tarihli, keşidecinin davacı, lehtarın davalı olduğu 20.000.-TL bedelli bononun ödendiği, bononun bedelsiz kaldığını borçlu olmadığını ileri sürmüş olup iddiasının ispatı yönünden 20.06.2010 kira başlangıç tarihli kira sözleşmesini ibraz etmiş, bu sözleşmenin özel madde başlıklı kısmında ”30.05.2010 tanzim tarihli 20.07.2010 vade tarihli 20.000.-TL bedelli senetten dolayı mal sahibi …’den hiçbir alacağım yoktur. Senet yanımda yok. Eve gittiğimde iptal edeceğim” ibareleri yazılı olduğu, bu kira sözleşmesi ile davalıda bulunan kira sözleşmesinin Yargıtay ilamında vurgulandığı üzerine birbirinin sureti olmadığı, davacının ibraz ettiği kira sözleşmesinde adı geçen tanık …’ ın beyanında bono bedelinin ödendiğinin ifade edildiği, tanık hakkında açılmış yalan tanıklık sebebiyle soruşturma olmadığından beyanlarına itibar edilerek kira sözleşmesindeki “20.000.-TL bedelli senetten dolayı mal sahibi …’den hiçbir alacağım yoktur. ” beyanlarının davalıyı bağlayacağı aksinin yazılı ve kesin delillerle davalının ispatla yükümlü olup ispat edilemediği, davacı tarafından usulune uygun yemini eda ettiğinden bono bedelinin ödendiği, bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının ispat edildiğinden davanın kabulüne, davalı tanığı …’in bononun verilmesi, bono karşılığında ödeme yapılması ve kira sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında tarafların yanlarında bulunmaması davalıdan duyuma dayalı bilgi sahibi olması sebebiyle beyanlarına itibar edilmemiş ve dava konusu bonoda taraflar arasında temel ilişkinin olduğu davacının davalıya ödeme yaptığı gerekçesiyle alacağın likit olduğu, davalının bilebilecek durumda olup takipte kötü niyetli olduğundan davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile takip tarihi itibariyle % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.024,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.