YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6672
KARAR NO : 2022/8001
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/05/2021 tarih ve 2018/537 E. – 2021/125 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; davalı şirket tarafından sigortalanan kayısı ağaçlarının dolu nedeniyle hasar gördüğünü, hasar ile ilgili tespit yapıldığını, davalının hasara ilişkin ödeme yapmadığını ileri sürerek, ürün kaybından doğan zararın tespiti ile tespit edilen zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının ürünlerinde oluşan hasar nedeniyle hesaplanan 13.204,00 TL’nin davacıya ödendiğini, sigortalının poliçesinin zeyil edilmiş olduğunu, bunun neticesinde sigortalıya prim iadesinin gerçekleştiğini, prim borcunun ve iade edilen prim tutarının tazminat bedelinden düşürülmesi gerektiğini, hasar ihbarı neticesinde yapılmış ekspertiz incelemesinde de belirlenen hasar oranları doğrultusunda tazminat tutarının sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, aldırılan raporda; sigorta bedeli konusunda maddi hata yapıldığı, toplam ağaç sayısı 350 x verim (100) x ürün birim fiyatı (1,25) = 43.750,00 TL olması gerekirken raporda 56.875,00 TL yazdığı, ancak tazminata esas hasar tutarının bir maddi hata olmaksızın 28.437,50 TL doğru yazıldığı, muafiyet tutarının taraflarca kararlaştırılan sigorta bedelinden değil, zarara esas bedel üzerinden uygulandığı, muafiyet tutarının 2.406,25 TL olması gerekirken 5.687,50 TL yazıldığı, herhangi bir dosya kapsamında prim iadesine ilişkin yazılı bir evrak olmadığı halde 526,63 TL prim iadesinin toplam bedelden düşüldüğü, halbuki 28.437,50 TL toplam zarar bedelinden, tarafların kararlaştırmış olduğu sigorta bedelinden uygulanan muafiyet oranı uygulandıktan sonra oluşan bedel 2.406,25 TL indirilip ve davalı tarafın daha önce ödemiş olduğu 13.234,38 TL indirildikten sonra ödenmesi gereken bedelin 12.796,87 TL olduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10.828,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 554,66 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.