Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9558 E. 2007/13721 K. 19.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9558
KARAR NO : 2007/13721
KARAR TARİHİ : 19.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş davalılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklamasıı dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalıların murisi tarafından düzenlenen vasiyetnamesinin tenkisi hususunda dava açmak üzere davalıların vekilliğini üstlendiğini ve bu hususta sözleşme düzenlendiğini vasiyetnamenin tenkisi hakkında dava açarak layikıyla görevini devam ettirmesine rağmen davalılar tarafından haksız olarak azledildiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere her bir davalıdan 10.000 YTL. vekalet ücretinin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının haklı olarak azledildiğini, henüz sonuçlanmayan davadan dolayı vekalet ücretinin istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ücret sözleşmesine konu olan tenkis davasının henüz sonuçlanmadığı, anılan dava sonuçlandığında talepte bulunulabileceği gerekçesiyle henüz koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen tarihsiz sözleşme ile davacının davalıların murisi tarafından tanzim edilen vasiyetnamesinin tenkisi için vekalet görevini üstlendiği, bu sözleşmeye dayanarak 20.5.2000 tarihinde dava açtığı, sözleşme ile tenkis davacısı sonunda mirasçılara isabet edecek mirasın raiç değerinin %7.nin dava kazanıldığında ücret olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı tenkis davası devam ederken davacının 18.10.2005 , 24.10.2005-26.10.2005 tarihli azilnamelerle azledildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflarında kabulündedir. Davacı eldeki davada haksız azledildiğini ileri sürerek vekalet ücretini talep etmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki davacının vekalet görevi azledildiği tarihte sona ermiş bulunmaktadır. Kendisi istifa etmediği halde, azledilmek suretiyle vekalet görevi sona eren davacı avukatın ücretini talep ve dava etme … da azil tarihinde gerçekleşmiştir. Bu itibarla henüz dava koşulunun gerçekleşmediğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, dava açma koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek davacının vekalet görevinden azledilmesinin haklı nedenlere dayalı olup olmadığı hususunda taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, azlin haklı olmadığının kabul edilmesi halinde sözleşmenin geçerli olup olmadığı da değerlendirilerek sözleşme kapsamında davacının hak kazandığı ücret belirlenmeli, azlin haklı olduğunun veya sözleşmenin geçerli olmadığının belirlenmesi halinde de bu duruma uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek henüz dava açma koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 500 YTl. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.