YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5541
KARAR NO : 2022/6866
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.04.2021 tarih ve 2019/575 E. – 2021/325 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya konsinye olarak gönderdiği sebze ve meyvelerin satışı sonrası elde edilen bedelin ödenmediğini bu ticari ilişkiden kaynaklanan ve ödenmeyen alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gönderdiği malların davacı adına üçüncü kişilere satılarak, komisyon ve satış masrafları kesildikten sonra kalan satış bedelinin davacıya gönderildiğini, davalı şirket muhasebesinde çalışan Ömer Akkaya isimli kişinin davacı ile birlikte hareket ederek gerçeğe aykırı faturalar tanzim ettiklerini, davalının davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında, davacının göndermiş olduğu meyve ve sebzelerin davalı tarafından davacı adına üçüncü şahıslara satılıp, satış bedeli üzerinden komisyon, masraf ve diğer yasal kesintiler düşüldükten sonra kalan bedelin davacıya fatura edilmesi ve ödenmesi şeklinde işleyen ticari ilişkinin bulunduğu, taraflar arasında alım ve satıma konu malların miktarı konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın malların birim fiyatından kaynaklandığı, davalının düzenlediği müstahsil faturalarında davacıdan satın alınan malların fiyatları açıkça yazılı olup bu hususun davalı aleyhine delil teşkil ettiği, davalının bu malların daha ucuza satın alındığı iddiasını davacıya karşı ileri süremeyeceği nazara alınarak müstahsil faturalarındaki birim fiyatlar gözönünde bulundurulmak suretiyle tanzim olunan 11/02/2021 tarihli ek bilirkişi raporu ile davacının davalıdan 167.650,25 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/12086 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 167.650,25 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık % 15’i geçmeyecek şekilde avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.589,14 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.