YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6814
KARAR NO : 2007/11530
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki kredi borcu hesaplanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı borcu bulunması nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, 5464 sayılı yasanın geçici 4.maddesi gereğince borcunun tespiti için 7.4.2006 tarihinde baş vurduğu davalı bankanın, yasa hükmü gereği ana para miktarı ile ödemesi gereken borç tutarı ve aylık taksitlerini fazla hesapladığını bildirerek, anılan yasa gereğince ödemesi gereken borç tutarının tespitini istemiştir.
Davalı, hazırladıkları ödeme planının yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5464 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce davacının kredi kartı hesabının kat edilerek icra takibine başlanıldığı halde davacı tarafça itiraz edilmediği ve icra takibinde istenilen ana para miktarının kesinleştiği, davalı bankaca kesinleşen bu ana para üzerinden ödeme planını hazırlandığına göre davacının borcun yeniden hesaplanması talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanılması sonucu oluşan borcunu ödememesi üzerine bankaca 3.6.2005 tarihinde kat ihtarı çekilerek 20.9.2005 tarihinde icra takibine başlanıldığı, özetle davacının 5464 sayılı yasada belirlenen şekilde 31.1.2006 tarihinden önce temerrüde düştüğü hususu ihtilafsızdır. 5464 sayılı sayanın geçici 4. maddesi hükmü, taksitle ödeme başvurusunda bulunacak borçluların, düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve anılan yasa gereğince kendilerine daha önce bildirilmiş son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz
oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını 18 eşit taksitle ödeme hakkına sahip olacakları yönündedir. Bu durumda, yasada belirtilen %18 oranının, başvuru tarihinden, belirlenecek son taksit tarihine kadar olan dönem için borca yansıtılması ve yasa gereğince ödenecek borç tutarının buna göre saptanması gerekir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan yasanın yürürlük tarihinden önce ana para borç miktarının kat ihtarı ve icra takibi yoluyla kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de karara dayanak olan, 14.4.2006 tarihli ödeme planında belirtilen hesaplamanın, anılan yasada belirtilen ve yukarıda açıklanan esaslara uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Mahkemece, davacının geçici 4.madde gereğince süresinde davalı bankaya yasadan yaralanmak için başvuruda bulunup bulunmadığı incelenmeli, süresinde başvuruda bulunduğunun anlaşılması halinde 5464 sayılı yasa gereğince davacının borcu tespit edilmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak yasaya ve yukarıda açıklanan esaslara uygun olarak hesaplama yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.