Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/6164 E. 2007/11742 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6164
KARAR NO : 2007/11742
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi … … ile taşınmazın tapusuz olduğu dönemde murisin kullandığı taşınmazın bir kısmını 11.8.1982 tarihinde 99 yıllık süreyle kiraladığını, muris …’ın 2003 yılında vefat etmesi sonrası mirasçısı olan davalılarla kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, 99 yıllık kira bedeli olan 900.000 TL.nı murise peşin ödediklerini, sözleşmede kendilerinin tasarruf haklarının engellenmesi halinde zarar ve sair masrafların karşılanacağını kararlaştırıldığını, taşınmazın daha sonra 4004 ve 4005 parsel numaraları ile tapuya kaydedildiğini murisin ölümünden sonra davalıların bu taşınmazı dava dışı 3. şahsa sattıklarını ve yeni malik 3. şahsın kira ilişkisini sona erdirmesi üzerine 11.2.2006 tarihinde taşınmazı tahliye ettiklerini belirterek tel çit ve beton masrafı olan 585.28 YTL. ve … güvenliği tabelası için harcadıkları 10.00 YTL.nın tahsilini, kira süserinden arta kalan süre için ödenen kira bedelinden 700.00 YTL.nın 11.8.1982 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini, munzam zarar kapsamında takribi 77 yıllık süre için kalan kira bedelinden mülkiyet bedeli esas alınmak süresinle 5370 YTL.nın tahsilini, fazlaya dair hakların saklı tutulmasını istemiştir.
Davalılar sözleşme uyarınca tapu kütüğüne şerh verilme imkanı olan sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
2007/6164-11742
Mahkemece; kira sözleşmesinin 10. maddesinde kira sözleşmesinin tapuya şerh ettirilebileceğinin belirtilmesine rağmen davacının tapuya şerh verdirmediği ve bu nedenle kiralayan dışında şahıslara karşı bu sözleşmenin ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalıların murisi arasında imzalanan ve murisin zilyetliğinde ve tasarrufunda bulunan dava konusu taşınmazın 99 yıl süreyle davacıya kiralandığı kiralama anında taşınmazın tapuya kayıtlı olmadığı akabinde tapuya tescil edilen taşınmazın murisin ölümünden sonra davalılar tarafından dava dışı şirkete satıldığı bu şirketçe davacıya gönderilen 7.6.2005 tarihli ihtarda davacı ile olan kira sözleşmesinin feshedildiği dava ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesinde tarafların muvafakatlerine lüzum kalmadan davacının kira sözleşmesini tapuya şerh ettirebileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davalılar murisin mirasını reddetmedikleri için mirasçı sıfatıyla murisin hak ve borçlarından sorumlu ve hak sahibidirler. Kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmemesi dava dışı üçüncü şahıslar aleyhinde davacının hakkını ileri sürmesine engel olup, kiralayan muris ve onun mirasçısı olmaları dolayısıyla davalılar hakkında her hangi bir hüküm ifade etmez. Bir başka deyişle kira sözleşmesini tapuya şerh ettirmeyen davacı bu sözleşmeden kaynaklanan haklarını sözleşmeye taraf olmayan üçüncü kişilere karşı ileri süremesede sözleşmenin tarafı olan kiralayan muris ve onun mirasçısı olan davalılara karşı ileri sürme hak ve yetkisine sahiptir. Bu itibarla mahkemece değinilen bu yön gözetilerek tapu kayıtları da getirtilmek suretiyle işin esasına girilip davacı talepleri hakkında hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 8.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.