YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13812
KARAR NO : 2007/1703
KARAR TARİHİ : 12.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 10.000,00 YTL maddi ve 8.192 YTL katılım payı bedelinin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 8.182 YTL.nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça, en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 29 maddesi uyarınca da, kendisine tebliğ yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimseler tebellüğden imtina ederlerse 30 uncu maddeye göre muamele yapılır. 30. madde de, 28 inci maddenin son fıkrasında ve 29 uncu maddede zikredilen ahvalde tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi azasından birine veyahut zabıta amir, veya memuruna imza mukabilinde teslim eder. Tebliğ memuru, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu, muhataba duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
2006/13812-1703
Mahkemece verilen 3.5.2006 tarihli kararın davalıya tebliğini içeren tebligat parçasının arkasının incelenmesinde, “ adreste muhatabın oğlu Berat …, işyerinde olmadığı, … icabı bir yerde olduğunu, sözlü beyan edip, aynı işyerinde çalıştığı halde muhatap adına tebligatı almaktan kaçındığından tebligat ilgili merkez mahallesi azasına tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılıp oğlu Berat …’a haber verildi “ ibareleri yazılıdır. Tebellüğden imtina halinde, ne şekilde işlem yapılacağı tebligat kanunun 21. maddesi ve tüzüğün 29 ve 30. maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre, durumun muhataba duyurulması için en yakın komşu, yönetici ya da kapıcıya bildirilmediğinden geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava dilekçesi geçerli şekilde davalıya tebliğ edilmeden yargılama yapılarak hüküm verilmesi davalının savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. O halde, dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde davalıya tebliği ile savunma hakkı tanındıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekirken, bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.