Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/13341 E. 2007/3849 K. 16.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13341
KARAR NO : 2007/3849
KARAR TARİHİ : 16.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalılardan …’ın kardeşleriyle birlikte müştereken … oldukları … … İlçesi Çay mahallesi 16 ada 14 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak diğer davalı kooperatifle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmeye göre davalı …’ın taşınmazdaki payını tapuda davalı kooperatife devrettiğini buna karşılık davalı Kooperatifin de davalı …’e inşa edilecek 4 adet dairenin satışını aralarında yapılan satış vaadi sözleşmesi ile vaaddettiğini, davalı …’inde bu 4 daire alacağını Bornova 3. noterliğinin 1.5.2001 tarihinde düzenlediği temlikname ile kendisine devir ve temlik ettiğini, kendisinin bu temliği … 14. noterliği kanalıyla aynı tarihte davalı kooperatife bildirerek temlik edilen alacağın kendisine ifa edilmesini istediğini, buna rağmen temlikten yaklaşık 7 … sonra temlik konusu 4 dairenin tapuda davalı … adına kayıt ve tescil edildiğini belirterek; bu dairelerin tapu kayıtlarının iptal edilerek kendisinin adına kayıt ve tesciline bu mümkün olmadığı taktirde fazlaya ait haklarının saklı tutularak bu dairelerin bedellerine karşılık 2.000.000.000 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2006/13341-2007/3849
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Davalı kooperatif, davalı …’in hissesine düşen taşınmazlar belli olmadığı halde davacıdan önce kooperatiften alacağı dairelerle ilgili tüm hak ve borçlarını … 24. noterliğinin 3.4.2000 tarih 11372 yevmiye nolu satış vaaadi sözleşmesiyle … … adlı kişiye temlik etmiş olduğunu aynı daireleri aynı noterliğin 10.4.2000 tarihli 4 adet sözleşmesiyle 4 ayrı kişiye satmayı vaad ettiğini bu hususların 5.5.2000 tarihinde kooperatif defterine 101 sayılı kararla geçirildiğini, aynı daireler için bu nedenlerle aleyhlerine açılmış başka davalarda bulunduğunu kendilerinin bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmazların “İhale yolluyla satılması nedeniyle mülkiyetin dava dışı kişilere geçmesinden dolayı, davacının tapu iptali tescil isteminin reddine, davalı … yönünden alacak isteminin reddine” davalı kooperatif yönünden davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile baraber bu davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan kooperatif tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya verdikleri delilleri ve dosya arasına getirtilen diğer dosyalardan davalı …’in diğer davalı kooperatiften olan dava konusu 4 adet daire alacağını, davacıya temlik etmeden çok önce dava dışı … … adlı şahsa devir ve temlik ettiği daha sonra bu taşınmazlar için 4 ayrı şahsa satış vaadinde bulunduğu, satış vaadi yaptığı şahısların yaptıkları icra takipleri sonucunda söz konusu taşınmazların yapılan ihale sonucu satış ve tapudaki tescillerinin 3. şahıslar adına yapıldığı, kendisine daha evvel temlik yapılan dava dışı … … adlı şahsın davalı kooperatif aleyhine açtığı aynı mahiyetteki dava sonucunda da davalı kooperatifin davaya konu taşınmaz bedellerinden sorumlu tutulması yolunda tazmin kararı verilerek kararın Yargıtay denetiminden de geçip kesinleştiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı ile davalı … arasındaki temlik sözleşmesi ivazlı olup, temlik alacaklısı davacının, davalılardan temlik eden …’in kasıtlı ve kusurlu hareketleri sonucunda temlik alacağını tahsil edemediği, BK. 169 maddesine göre, “Alacağın temliki ivaz mukabilinde 2006/13341-2007/3849
icra edilmiş ise, temlik eden kimse alacağın temlik zamanında mevcudiyetini zamindir.” hükmü karşısında, davacının temlik alacağını tahsil edememesi nedeniyle davalı …’in davacı alacaklıya karşı sorumlu olduğu açıkca anlaşıldığı halde yazılı olduğu şekilde davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Yukarıda açıklandığı üzere davalı … diğer davalı kooperatiften olan dava konusu taşınmaz alacağını davacıdan, önce … … adlı şahsa temlik etmiş ve ayrıca bu taşınmazlarla ilgili olarak değişik şahıslara satış vaadinde bulunmuştur. Dolayısıyla, davacıya temlik yapılan tarihte davalı …’in davalı kooperatiften temlik edebileceği bir alacağı kalmamış bulunmaktadır. Davalı kooperatif’in davalı …’in ilk temlik yaptığı kişiye karşı temlik alacağını … etmesi halinde davacıya karşı herhangi bir sorumluğu kalmayacaktır. Davalı kooperaif ilk temlik yapılan … … adlı şahsın açtığı dava neticesinde verilen ve kesinleşen mahkeme kararıyla bu temlik alacaklısının temlik alacağını karşılamış olmakla diğer temlik alacaklılarına karşı sorumluluktan kurtulmuştur. Kötü niyetli diğer davalının yaptığı her temlikten sorumlu tutulması düşünülemez. Bu nedenlerle davalı kooperatif yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden tazmin kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bentte belirtilen nedenlerle davacının sair itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle hükmün davacı yararına 3. bentte belirtilen nedenlerle de hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 16.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.