Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16494 E. 2007/4336 K. 29.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16494
KARAR NO : 2007/4336
KARAR TARİHİ : 29.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … olduğunu davalı ile aralarında 9.5.2001 tarihli ücret sözleşmesinin düzenlendiğini; vekil olarak üstlendiği işi başarı ile sonuçlandırdığını, ücretinin ödenmesi için yaptığı ihtarın sonuçsuz kaldığını, sözleşmeye göre asıl alacağının cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faizinin tahsili için yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini bildirip, haksız olan itirazın iptaline ve takibin devamı ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece sözleşmede kararlaştırılan ücret 13.500 doların icra takip tarihindeki karşılığı 19.710. YTL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.(BK 101/1 mad.) Davacı alacağının ödenmesi için davalıya 5.11.2004 tarihli ihtarı göndermiş, ihtar davalıya 9.11.2004 tarihinde teblig edilmiş, verilen üç günlük sürenin geçmesi ile davalının 12.11.2004 tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Öyle olunca davacı davalının temerrüde düştüğü tarihten, icra takip tarihine kadar işlemiş faizi istemekte haklıdır. Bilirkişice icra takip tarihine
2006/16494-2007/4336
kadarki süre ile ilgili olarak hesaplanan 1.123.84 YTL işlemiş faizle ilgili olarakta davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayrıkı olup, bozmayı gerektirir.
3-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın … miktarı belli … veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olmasıda şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde likit olup, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece aksi düşüncelerle yanlış değerlendirilme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereği davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentler gereği kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.