Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8414 E. 2006/12078 K. 19.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8414
KARAR NO : 2006/12078
KARAR TARİHİ : 19.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vekili avukat … … ile davalı vekili avukat … …’in gelmiş olmalarıya duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların murisleri ile … süre inşaat adi ortaklığı yaptıklarını, ortaklıklarını 20.9.1993 günü sona erdirip, 13.10.1993 günüde aralarında protokol düzenlediklerini, protokol gereğince murisin 5.201.000 DM. Ve iki adet daire veya 600.000 Dm parayı ödemeyi taahhüt ettiğini, protokol tarihinden 9 gün sonra davalıların murislerinin vefat etiğini, edimini yerine getirmediğini ileri sürerek şimdilik 201.000 DM.nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile aralarında görülüp kesinleşen başka dosyada davacının murisleriyle en son aralarında 1.10.1993 gününde protokol düzenlediğini ileri sürdüğünü o protokolün de sahte olduğunun kesinleşmiş kararla ortaya çıktığını ileri sürerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasında görülüp kesinleşen İstanbul 10 Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/466 esas sayılı dava dosyasında davacının en son davalıların murisleriyle 1.10.1993 tarihli sözleşme düzenlediğini , bu davaya konu ettiği 13.10.1993 günlü belgeden söz etmediği, her iki dava arasında taraf ve konu birliği bulunduğu gerekçe
gösterilerek zamanaşımı ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Borcu sükut ettiren sebeplerden olan zamanaşımının varlığı işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Bir davada süresinde yapılmış zamanaşımı def’inin varlığın kabulü halinde işin esası hakkında inceleme yapılması mümkün değildir. Mahkemece hem zamanaşımı hem kesin hüküm, hem de iki ayrı protokolden bahsedilmek suretiyle işin esası açısından davanın reddine karar verilmiştir. Birden çok ret sebebinin bir arada incelenmesi olanağı bulunamayacağına göre hükmün bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ. Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 450 YTl. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.