YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8096
KARAR NO : 2006/10968
KARAR TARİHİ : 04.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı kullanımından doğan borcunu davalı bankaya ödemeyip temerrüde düştüğünü, davalının hakkında icra takibi taşlattığını, 4822 sayılı yasanın geçici 1.maddesinden yararlanmak için davalı bankaya başvurduğu davalının 13.000.000.000 TL borç çıkardığını, bu miktarın fazla olduğunu ileri sürerek … borcun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bilirkişiden rapor alınmak ve bu rapor benimsenmek suretiyle davacının davalıya toplam 9.275.493.252 TL borçlu olduğunun tesbitine, borcun 772.957.771 TL taksitler halinde 12 taksitte ödenmesine, davadan sonra ödenen 3.000.000.000 TL’nın mahsubuna kendisini davada vekil ile temsil ettiren davacı yararına 1.047,55 YTL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4. maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış gün içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2. maddeden faydalananların, 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinden faydalanamayacağına dair, bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır. O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2. madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur. Bu durumda mahkemece kredi kartı borçlusunun yasada öngörülen sürede bankaya veya avukatına bir müracaatı olup olmadığı, davacı ve davalı bankadan sorulup araştırılarak, şayet başvurusu var ise bu yasanın geçici 4. maddesine göre borcun belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir
3-Davacının başvurusu üzerine davalı banka toplam 12.796.200.000 TL borcu olduğunu bildirmiştir. Davacı bu davasında bankanın bildirdiği kadar borçlu olmadığını ileri sürdüğüne göre mahkemece, müddeabihin tesbiti açısından bankanın bildirdiği miktar ile mahkemece hüküm altına alınan miktar arasındaki fark yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, masrafların da buna göre pay edilmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması da doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
4-Davalının temyiz dilekçesindeki açık kabulü ve icra dosyasındaki ödeme belgelerinin incelenmesinden 4822 Sayılı Yasının yürürlüğe girmesinden sonra davacı, icra dosyasına toplam 6.000.000.000 TL ödemiştir. Mahkemenin bu miktarı 3.000.000.000 TL olarak kabul etmiş olması usul ve yasaya aykırır olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın ikinci ve dördüncü bentte belirtilen nedenle davacı, üçüncü bentte belirtilen nedenle de davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.