Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/7778 E. 2006/11324 K. 10.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7778
KARAR NO : 2006/11324
KARAR TARİHİ : 10.07.2006

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, bankalardan taşıt kredisi kullanan davalının gönderilen kat ihtarnamesine rağmen borcunu ödemediğini, 5.699.788.344 TL’si asıl alacak olmak üzere toplam 19.248.660.220 TL’nın tahsili amacıyla girişilen icra takibine de kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının borcun 4.151.400.000 TL’nın ödendiğini kabul ettiği gerekçe gösterilmek ve takip dosyasındaki itiraz edilen kısmın 1.548.388.337 TL olduğu belirtilmek suretiyle 1.548.388.337 TL’sı asıl alacak olmak üzere toplam 6.344.478 TL üzerinden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren 2.867.630.168 TL asıl alacağa 14.6.2003 gününden itibaren % 201,66 TL bu tarihten sonra % 44,772 oranında faiz uygulanmasına, iptale konu 1.319.241.824 TL asıl alacak üzerinden % 40 tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararın gerekçe bölümünde takibe konu alacağın 1.548.388.337 TL’lık kısmının itirazlı alacak olduğu, bu hususun davacının da kabulünde bulunduğu belirtilmiş olup, aynı kararın hüküm bölümünün (1) numaralı bendinde itirazlı alacak olarak kabul edilen 1.548.388.337 TL üzerinden itirazın iptaline şeklinde hüküm kurulduktan sonra yine aynı bölümün (2) numaralı bendinde bu kez asıl alacak miktarı 2.867.620.168 TL olarak kabul edilmiş; (3) nolu bendinde ise bu kez asıl alacağın 1.319.241.824 TL olduğuna yer verilmiş, böylece kararın gerekçe bölümüyle hüküm kısmı arasında çelişki oluşturulduğu gibi az yukarıda açıklanan her üç hüküm bölümünün de kendileri arasında çelişki içerisinde olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum açıkca HUMK’nun 388 ve 389 maddelerine aykırılık teşkil eder. Diğer taraftan mahkeme kabulünün aksine davacının borcunun 4.151.400.000 TL’lık kısmının ödendiği, bakiye 1.548.388.337 TL borcun kaldığı yönünde herhangi bir kabulü de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca 10.4.1992 tarih ve 1991/7 esas 1992/4 karar sayılı İBK da gözetilmek suretiyle mahkemenin bozmadan önceki verdiği karar ile bağlı kalmaksızın aradaki çelişkileri giderecek şekilde karar verebilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte yazılı nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.