YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23975
KARAR NO : 2022/22375
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, cinsel taciz, kasten yaralamaya teşebbüs
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanıklar … müdafisinin sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik bir temyizin bulunmadığı belirlenerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin temyizinde,
Eylemlere ve yükletilen suça yönelik sanıklar … ve … müdafisi ile katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında cinsel taciz, hakaret ve tehdit suçlarından verilen hükümlerin temyizinde ise,
Sanığa yükletilen cinsel taciz, hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçunda seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Katılan sanıklar … ve … haklarında yargılandıkları aynı davada hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, katılan sanık … hakkında ise kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümler verilmiş olması, diğer tarafta katılan sanık … hakkında ise yargılandığı aynı davada cinsel taciz, tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyet kararlarının bulunması karşısında, katılan sanıklar müdafileri tarafından sunulan avukatlık hizmetlerinin bölünmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle de vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan sanık … müdafisi ile katılan sanıklar … ve … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, bu nedenle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye kısmen uygun olarak, hüküm fıkrasından “Katılanlar … ve … duruşmalarda kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTye göre hesaplanan toplam 1500 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara eşit olarak ödenmesine” ve “Katılan … duruşmalarda kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTye göre hesaplanan 1500 TL vekalet ücretinin sanık …’ten alınarak katılana ödenmesine” ibarelerinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.