Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/18657 E. 2012/13770 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18657
KARAR NO : 2012/13770
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş akdinin işveren tarafından mesnetsiz olarak feshedildiğini, sözleşmenin belirsiz olduğunu, sözleşme üzerinde sonradan değişiklikler yapıldığını, ibranamedeki imzanın müvekkile ait olmayıp sahte olduğunu bu nedenle davanın kabulu ile işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını, bu nedenle davacının işine müvekkil firma tarafından son verildiği iddiasının doğru olmadığını açılan davanın reddinin gerekeceğini beyan etmiştir.
Mahkeme, davacının imzasını inkar etmediği 07.01.2011 tarihli yazı içeriğinden, davacının davalı şirketten istifa ederek ayrıldığını, istifa eden çalışanın işe iade davası açma hakkının olmadığını bu nedenle davanın reddedilmesine karar vermiştir.
Davacı vekili süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, ibranamedeki imzanın sahte olduğunu, müvekkile işten çıkma konusunda baskı yapıldığını, ibranamenin veriliş tarihinden sonra da iki ay çalıştırılmaya devam ettiğini bu nedenle mahkemenin kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dosyaya sunulan 07.01.2011tarihli ibranemede “Çalışmakta olduğum … Ltd. Şti.’den kendi isteğimle ayrılıyorum” ifadesi yer almaktadır. Bu tarihte işverence davacının işten çıkışı yapılmış ve 08.01.2011 tarihinde ise tekrar işe girişi yapılmıştır ve 20.03.2011 tarihine kadar çalıştırılmaya devam etmiştir.
Davalı işverence ibraz edilen ibraname iş sözleşmesi devam ederken alınmıştır. Her ne kadar davacı imzanın kendine ait olmadığını belirtmiş ve mahkemece imza incelemesi yapılmamış ise de, ibranamenin iş sözleşmesi devam ederken düzenlenmiş olması nedeniyle geçersiz olması karşısında imza incelemesinin sonuca etkili olamayacağı açıktır. Dosya içeriğine göre iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli neden olmadan feshedildiği anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yapmış olduğu 125,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 18.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.