YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8366
KARAR NO : 2008/15820
KARAR TARİHİ : 29.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile 01.05.2004 tarihinde imzalanan protokol gereğince davalı okula ait kantinin işletmeciliğini bir yıl süre ile aldığını, sözleşmenin feshi için sebep olmamasına ve kira bedellerini de kısmen ödemesine rağmen okul müdürü tarafından kantinin yıktırıldığını, eşyalarının dışarı atılarak zarar gördüğünü, kantini işletememekten zarar gördüğünü ileri sürerek toplam zararı 19.673,00 YTL nın faizi ile davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar İl Milli Eğitim Müdürlüğü … Valiliği adına verdiği cevap dilekçesinde davanın reddini dilemişler, diğer davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 2.570,00 YTL nın dava tarihinden yasal faizi ile davalılardan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki 01.05.2004 başlangıç tarihli sözleşmenin 1. maddesinde de kantinin Milli Eğitim Bakanlığı ile … Bakanlığı arasında imzalanan 15.3.2004 tarihli protokol esasları çerçevesinde işletileceği veya işlettirileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Davada hasım olarak gösterilen Okul Aile Birliğinin, okul müdürlüğünün ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Davalı olarak gösterilen okul aile birliği, 14.06.1973 tarihli 1739 sayılı Milli Eğitim Temel kanununun 5257 sayılı kanun ile değişik 16. maddesine göre hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetmeliğine göre kurulmuştur. Bu durumda tüzel kişiliği bulunmayan okul aile birliklerinin yasal temsilcisi Milli Eğitim Bakanlığıdır. Davada tüzel kişiliği bulunmayan davalılara husumet yöneltilmesi yanlıştır. Davacı temsilci de yanılmıştır. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğuramaz. Bu gibi durumlarda gerek teori ve gerekse Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, bir ara kararı ile durum belirtilip, davacı tarafa somut olaya göre davalıların temsilcisi olarak Milli Eğitim Bakanlığını temsilci olarak göstermek üzere dava dilekçesini düzeltmesi ve tebliğ ettirmesi için mehil verilerek ve usulü hata düzeltildikten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 139,00 YTL temyiz harcının istek halinde davalı … İlköğretim Okulu’na iadesine ve yine peşin alınan 139,00 YTL temyiz harcının istek halinde davalı …’ne iadesine, 29.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.