Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/16266 E. 2012/13797 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16266
KARAR NO : 2012/13797
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, 01.09.1996 tarihinden itibaren iş sözleşmesinin feshedildiği 28.12.2010 tarihine kadar çalışan davacıya fesih sebebinin açık ve kesin olarak gösterilmediğini ve yazılı fesih bildirimi yapılmadığını … sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya herhangi bir fesih bildirimi yapılmadığını, aksine davacının işi bırakmasını istemediklerini, davalı işyerinin zorunlu ihtiyaçları doğrultusunda 04.01.2011 tarihinden itibaren Beylikdüzünde bulunan işyeri adresinde davacının görevlendirildiğine ilişkin yazının davacıya 28.12.2010 tarihinde bildirildiğini, davacının ise yazılı bildirime kendi el yazısı ile yeni görevi kabul etmediğini, kıdem tazminatının ödenmesi şartıyla iş sözleşmesini feshettiğini belirterek ve bildirilen yeni adrese gitmeyerek önceki işyerinde çalışmaya devam ettiğini, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini … sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalıya ait Esenyurtta bulunan firmada çalıştığı, davalı tarafça maaşı … kalmak üzere Beylikdüzünde bulunan fabrikada çalıştırılmasının istendiği, davacıya yapılan 28.12.2010 tarihli tebligatın altına kendi el yazısı ile ücret ve diğer şartları aynı olmasına rağmen yine de teklif edilen yeni görevi kabul etmiyorum, kıdem tazminatımın ödenmesi şartıyla iş sözleşmemi fesih ediyorum tarzında imzalı beyanı bulunduğu, ancak tanık anlatımlarına göre, kıdem tazminatının ödenmeyeceği baskısı altında 28.12.2010 tarihli yeni görevi kabul etmediğine ve işten ayrıldığına dair evrakı imzaladığı, aynı çalışma koşulları ve aynı maaşla davacının çalıştığı Esenyurt Kıraçtaki iş yerine çok yakın bir mesafede olan Beylikdüzündeki diğer fabrikada önerilen işi kabul etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesinde, “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21. madde hükümlerine göre dava açabilir” hükmü yer almaktadır. Buna göre, işverence değişiklik önerisinin işçiye kanuni usule uyularak iletilmesi ve işçinin de kanundaki süre ve şekil çerçevesinde kabul beyanı ile hukuki geçerlilik kazanır.
4857 sayılı Kanun’un 24. maddesinin II. bendinin işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (f) fıkrasında son cümle olarak “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklinde ifadeye yer verilerek çalışma koşullarının uygulanmaması, işçinin haklı fesih sebepleri arasında yerini almıştır.
Dosya içeriğine göre, davacı teklif edilen görev yeri değişikliğini kabul etmediğini beyan ederek iş sözleşmesinin tazminatının ödenmesi koşuluyla feshedilmesini istemiş, davalı işverence de istek doğrultusunda davacının kıdem tazminatı ödenerek iş sözleşmesi sona erdirilmiştir. Davacının iş sözleşmesinin feshine yönelik beyanını geçersiz kılacak herhangi bir olay mevcut değildir. İşverenin taraflar arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan işyeri değiştirme yetkisini kötüye kullandığı kanıtlanmamıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin davacı tarafından iş koşullarındaki değişiklik sebebiyle haklı olarak feshedildiğinin kabulü gerekir. Buna göre davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1,200.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,kesin olarak 18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.