Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8394 E. 2006/12767 K. 28.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8394
KARAR NO : 2006/12767
KARAR TARİHİ : 28.09.2006

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı borçlusu olduğunu,14.5.2003 tarihinde hesabın kat edilip, ardından icra takibi yapıldığını,3.4.2003 tarihinde 4822 sayılı yasadan yararlanmak için başvuruda bulunduğunu,ancak cevap verilmediğini ileri sürerek 4822 sayılı yasa uyarınca borcun tespitini istemiştir.
Davalı, 4822 sayılı kanun yürürlüğe girdikten sonra hesabın kat edildiğini,davacının bu yasadan faydalanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne,3.4.2003 tarihi itibariyle 4.380,97 YTL nin aylık 365.08 YTL olarak 12 taksitte ödenmesine karar verilmiş, hüküm;davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının 4822 sayılı yasanın geçici 2. maddesinden yararlanmak için 3.4.2003 tarihinde süresinde başvuruda bulunduğu ,davalı banka tarafından her ne kadar 14.5.2003 tarihinde hesap kat edilmiş ise de davacının asgari ödemelerde bulunarak dönem borcunun her ay sürekli arttığı 3.2.2003 tarihindeki dönem borcu 4.209.096.832 TL.nın asgari tutarının da ödenmediği davalı banka tarafından davaca 24.2.2003 tarihinde bildirilip kartında kullanıma kapatılmış olmasına göre daha önceden borcunu ödemekte temerrüde düştüğü ve borcun icra takibi aşamasına geldiği dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.Ancak davacı icra vekalet ücreti,tahsil harcı
ve BSMV yi ödemekle de yükümlüdür.Borç hesaplanırken bu kalemlerin dahil edilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4. maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış … içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2. maddeden faydalananların, 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinden faydalanamayacağına dair, bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır. O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2. madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur. Bu durumda mahkemece kredi kartı borçlusunun yasada öngörülen sürede bankaya veya avukatına bir müracaatı olup olmadığı, davacı ve davalı bankadan sorulup araştırılarak, şayet başvurusu var ise bu yasanın geçici 14. maddesine göre borcun belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bende açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz itirazlarının reddine,mahkeme kararının 2. ve 3. bentler uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.