YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18571
KARAR NO : 2012/13818
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01/09/1999 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını, yapılan iş sözleşmesinin belirsiz süreye dönüştüğünü, bu sebeple feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapılan sözleşmenin belirli süreli olduğunu, belirli süreli iş sözleşmelerinin belirsiz süreye dönüşemeyeceğini … sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde rehberlik ve psikolojik danışma servisinde görevli psikolojik danışman olarak istihdam edildiği, davalı işveren ile davacı arasında imzalanan szöleşmenin belirli süreli olduğu, davacının görevi kimi zaman aylık rehber öğretmen ve zümre başkanı olarak bazen aylık ücretli koordinatör rehber öğretmen olarak belirtilmişse de davacının istihdam ediliş biçimi, yaptığı iş ve mesleki kariyeri itibariyle Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda belirtilen öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici statüsünde olmadığı ve aynı Kanunun 9. maddesinde belirtilen ve belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılacak kişilerden olmadığı, davacının yaptığı işin niteliği gereği yine her yıl iş sözleşmesinin yenilenmesi karşısında, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştırıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir sebep olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı sebebe dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir.
Türk Hukuk Mevzuatında, belirli iş sözleşmelerinin yapılmasını zorunlu kılan veya buna imkan sağlayan düzenlemeler de bulunmaktadır. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 14. maddesi ile 625 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre yazılı olmak üzere belirli süreli yapılır. Böylece, iş sözleşmesinin özel okul öğretmenler, müdür ve diğer yöneticileri ile yapılacak iş sözleşmelerinin belirli süreli olması ve bir yıldan az süreli olmaması zorunludur.
Somut olayda; davacı davalı işyerinde rehber öğretmeni ve zümre başkanı olarak çalışmıştır. Davalı işveren tarafından 03.06.2010 tarihli bildirim ile yenilenmeyeceği belirtilerek iş sözleşmesi sona erdirilmiştir. Davacının 5580 sayılı Kanun kapsamında olan rehber öğretmeni olarak belirli süreli iş sözleşmesi ile istihdam edildiği anlaşıldığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 85,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.