YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15484
KARAR NO : 2009/1335
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.1986 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak, davanın reddine müdahil … Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının açılmamış sayılmasına dair verilen 07.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.10.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan davalı … vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Eksiklik nedeniyle dosyanın geri çevrilip eksikliğin giderilmesinden sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı … Tüzel kişiliği, 20.03.1933 tarih 32 numaralı belge ile kendi köyleriyle birlikte yirmi dört köye tahsis edilen mera ve yaylanın bir kısmına davalı köyün elattığını ileri sürerek, bu elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı …, çekişmeli yerin kadim mera ve yaylaları olduğunu ve 26.05.1931 tarih 414 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, çekişmeli yerin davacı köyün dayanak tahsis kaydı kapsamında kalmadığı, davalı köyün tapulu yaylası olduğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen ilk hüküm Dairemizce özetle “… Davacının iddiasına göre, Olur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/5 E, 1994/65 K. sayılı dosyasında Hazine, davacı köyün belgesine dayanarak buranın tahsisli mera olması dolayısı ile o davanın davalılarının meraya ev yapmak suretiyle el atmalarının önlenmesini istemiş ve davayı kazanmıştır. Davacı köy bu belgede yazılan yerlerin meraları olduğunu iddia etmekte olduğundan o dosya
celbedilebileceği halde getirtilmemiş, ayrıca … de kendi kayıtlarının nizalı yeri kapsadığına dair muhtelif ilanları bulunduğunu ileri sürdüğü ve dosya içinde bunların numaraları olduğu halde onların dosyaları da getirtilmek suretiyle, bunların gerekirse mahallinde uygulanarak nizalı taşınmazın hangi köyün merası olduğunun kesin surette tespit edilmesi gerekir ” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, bozma kararında yazılı Olur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/5 E. 1994/ 65 K. sayılı dosyasının tüm aramalara rağmen bulunamadığı, mahallinde yeniden yapılan keşif ve uygulamaya göre de, davalı köyün dayanak 26.5.1931 tarihli 414 numaralı tapu kaydının çekişmeli yere ait olduğu, davacı köyün dayanak belgesinin çekişmeli yere ait olmadığı, çekişmeli yere ait olduğu kabul edilse bile, tapu kaydının daha eski tarihli olması nedeniyle tapu kaydına itibar edilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacı … Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında 1982/5 E. 1994/65 K. sayılı dosyasından başka, davalı köyün kendi kayıtlarının nizalı yeri kapsadığına dair muhtelif ilamları olduğunu ve dosya içinde bunların numaralarının bulunduğunu, bu dosyaların da getirtilerek mahallinde uygulanması gerektiğine değinilmesine rağmen bu dosyalar araştırılmamıştır. Gerçekten, davalı köy tarafından verilen 3.6.1988 havale tarihli dilekçede Olur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/28 E. 1984/55 K. Şenkaya Asiye Hukuk Mahkemesinin 1984/157 E. 1984/348 K. , 1986/17 E. 1987/70 K. sayılı dosyalar delil olarak bildirilmiştir.
Öte yandan; davacı köyün dayandığı 20.03.1933 tarih 32 numaralı kararın Oltu İdare Hakimliğinin yaptığı “tetkikat” neticesinde sınırları yazılı Germicek yaylak ve çayırı olarak bilinen dokuz parça çayır ve yaylaktan davacı köy ile birlikte yirmi dört köyün müştereken yararlandıkları belirlenerek tapu memurluğuna, Kömürlü ve Olur Müdürlüklerine ve Mal Müdürlüğüne tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kaymakamlığın 21.2.1980 tarihli yazısından da bu belgedeki idare heyeti mührünün imzasız olduğu, tasdikli köy sınır defterinde kayıtlı olmadığı, eski tasdiksiz deftere kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere, anılan karar “ tahsis” belgesi olmayıp Oltu İdare Hakimliğince yaptırılan bir “tahkikat” belgesi niteliğindedir. Davacı köyün, dava dışı Alıcık köyü ve bu köyden olan gerçek kişiler aleyhine açmış olduğu elatmanın önlenmesi davasının yargılamaları sırasında da bu belge uygulanmış ve 1963/4 E, 1964/29 K. sayılı ilamı ile belge kapsamında kalan yerde davacı köyün müşterek
yararlanma hakları olduğuna karar verilmiştir. Anılan bu dosya getirtilmiş ise de, bilirkişi rapor ve krokisi keşifte uygulanmamıştır.
Fen bilirkişileri 06.09.2004 tarihli rapora ekli krokilerinde çekişmeli mera ve yaylanın yüzölçümünü ve tüm sınırların gösterir şekilde işaretlememişler, yalnızca davacı ve davalı köyün iddialarına göre iki ayrı sınırı göstermekle yetinmişlerdir. Bundan ayrı, bilirkişiler 26.5.1931 tarihli ve 414 numaralı tapu kaydının çekişmeli mera ve yaylayı kapsadığını belirtmişler ise de, tapu kaydının kapsadığı sınırları krokide işaretlememişlerdir.
Tüm bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılacak iş, yukarıda anılan dava dosyaları da getirtildikten sonra mahallinde yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler aracılığı ile yeniden keşif yapılarak anılan dosyalardaki rapor ve krokilerden de yararlanmak suretiyle bu dava dosyalarının çekişmeli yere ait olup olmadığı ve delil olarak değerlendirilme olanakları araştırılmalıdır. Ayrıca, yerel bilirkişi anlatımlarına göre çekişmeli yayla ve meranın sınırları fen bilirkişilerine krokide yüzölçümünü de gösterir şekilde işaretlettirildikten sonra davacı köyün dayanak belgesi ile davalı köyün dayanak 26.05.1931 tarihli ve 414 numaralı tapu kaydının sınırları kroki üzerinde işaretlenip çekişmeli mera ve yaylayı kapsayıp kapsamadığı veya hangi kaydın kapsamında kaldığı belirlenerek, çekişmeli yerin hangi köye ait olduğu kesin olarak saptanıp sonuçuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik araştırma ve soruşturma ile davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 05.02.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.