Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/10144 E. 2012/14023 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10144
KARAR NO : 2012/14023
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının işyerinde hakkında bir çok tutanak tutulduğunu en son işi erken bırakdığında vardiya amirine sen karışamazsın ustabaşım var diyerek uygunsuz davranışta bulunduğu ve sevk edildiği disiplin kurulunca haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini … sürerek davanın reddi karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, yaşanan olayın tanığı tarafından doğrulanmadığını, davacı ile birlikte çalışan diğer işçinin sözleşmesinin sonlandırılmadığı, iş bitiminde vardiya amirince de bilindiği üzere talimata uygun olarak temizlik yapıldığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir
Karar davalı vekilince temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde 05.10.2006 tarihinden beri höfer operatörü olarak çalışna davacının iş sözleşmesi 24.12.2009 tarihli fesih bildiriminde davacının daha önce hakkında verilen uyarı ceza içerikleri tek tek sayıldıktan sonra en son 17.12.2009 tarihinde makinenin yanında mesai bitmeden durdukları, diğer çalışanın makinede temzilik yaptığı sırada vardiya amirnin mesai süresi dolmadığından çalışmaya devam etmlerini istmesi üzerine davacının “benim ustabaşım var sen karışamazsın” dediği dikkate alınarak bütün eylemler değerlendirilerek, davacının amirlerinin emrine karşı geldiğinden verilen görevi yapmamada ısrar ettiğinden 4857 sayılı Kanun’un 25-II-h bendi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut oayda davacı hakkında fesih bildiriminde de açıklanan; 13.09.2008 tarihinde işyerinde çalışmak yerine sohbet ettiğinden sözlü uyarı verildiği, 15.12.2008 tarihinde altı adet plakayı hatalı kestiğinden yazılı uyarı aldığı, 19.09.2008 tarihinde çalışma kurallarına aykırı davrandığından 08.02.2008 ve 04.03.2008 tarihlerinde de erken yemek paydosuna ayrıldığından uyarı cezası aldığı ve enson yaşanan olayda da davacının mesainin erken bitmesi sebebiyle vardiya amirine karşı davranışı birlikte değerlendirildiğinde işin yürütümünün aksamasına sebep olacak davranışlarda bulunduğu ve işyeri disiplinine uymadığından iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 21.06.2012 tarihnde oybirliği ile karar verildi