Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/3253 E. 2008/8928 K. 26.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3253
KARAR NO : 2008/8928
KARAR TARİHİ : 26.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı yüklenici ile 30.1.2006 tarihli harici konut satış sözleşmesinin, 9.2.2006 tarihinde taşınmazın tapu devrinin yapıldığını,sözleşme gereği 30.1.2006 tarihinde eksiksiz anahtar tesliminin kararlaştırılıp, olmadığı taktirde aylık 400,00 YTL gecikme tazminatının ödenmesinin taahhüt edilmiş olmasına rağmen teslimin yapılamadığını, mahkemece eksik imalat ve onarım bedelinin 7.500,00 YTL olduğunun tespit edildiğini, ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 6.800,00 YTL gecikme tazminatı, 7.500,00 YTL eksik … bedelinin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, tespit raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde
2008/3253-8928
tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının (satıcı) davacıya (alıcı) konut sattığı sabittir. Tüketici konumunda olan alıcının , satıcı konumunda olan yükleniciden satın aldığı konut ile ilgili işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalabilmesi aralarında geçerli bir taşınmaz satım aktinin bulunması gerekmektedir.Her ne kadar taraflar arasında haricen yapılan satış geçersiz ise de; tapuda devir yapılmak suretiyle sözleşmenin geçerli hale geldiğinin kabulü gerekmektedir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında
re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.