Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4222 E. 2007/5905 K. 30.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4222
KARAR NO : 2007/5905
KARAR TARİHİ : 30.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalının, Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/473 E. sayılı dosyası üzerinden, 9.7.2002 tarihli senede dayanarak tapu iptal ve tescil davası açtığını, oysa ki dava konusu senedin yurt dışına çıkarken davalı tarafından kendisinden alınan boş kağıdın üzerinin rızası dışında doldurulmak sureti ile elde edildiğini ileri sürerek, 9.7.2002 tarihli senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senedin HUMK’nun 297. maddesindeki koşullara uygun olarak düzenlenmediğinden, davanın kabulü ile senedin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir kişinin dava hakkına sahip olması dava açması için yeterli değildir. Mahkemece bir davanın esasının incelenebilmesi için dava şartlarından olan hukuki yararın bulunması zorunludur. Dava açmak suretiyle ulaşılmak istenen amaca daha basit yol ile ulaşılabilecekse dava açılmasında hukuki yararın olmadığının kabulu gerekir. Bu bağlamda bir davada savunma olarak ileri sürülmesi mümkün olan hususun ayrı bir davaya konu yapılmasında hukuki yarar yoktur. Somut olaya bakacak olursak, davalı tarafından dava konusu senede dayalı olarak, Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/467 E. sayılı dosyası ile birleştirilen, aynı mahkemenin 2004/473 E. 2007/4222-5905
sayılı dosyası ile, tapu iptal ve tescil davası açıldığı, halen derdest olup, eldeki temyize konu davanın sonucunun beklendiği anlaşılmaktadır. Davacının, aleyhine açılmış olan tapu iptal tescil davasında, davaya dayanak yapılan senedin, elinden hile ile alındığı hususunu savunma yolu ile ileri sürebilmesi mümkün olduğundan, bu konuda ayrı bir dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.