YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11197
KARAR NO : 2009/4919
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı vekili avukat duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Nuhan Göktürk gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ksub/tanker sözleşmesinin tarafı ve fiili kullanıcısı olduğunu, hamam işletmeciliği yapan davalının kullandığı tanker suyu nedeniyle oluşan atık su bedellerini ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, hamamı daha önce işleten babasının vefatından sonra kendisinin işletmeye başladığını, hamamda sadece kuyu suyu kullanıldığını, tanker suyu kullanılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 4.7.2006 tarihli bilirkişi ek raporu benimsemek suretiyle 28.364,32 YTL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde davacı idaresinin 23.5.2003 tarihli icra takibinde 940940 numaralı tanker sözleşmesini dayanak göstererek talepte bulunduğu, davalının ise tanker sözleşmesi bulunmadığını belirterek itiraz ettiği ve yargılama esnasında da hamamda tanker suyu kullanılmadığını savunduğu anlaşılmaktıdır. Davalının 2008/11197-2009/4919
işlettiği hamamda kullanılmak üzere davalı ile davacı idare arasında 12.12.1997 tarihinde kuyu suyu abonelik sözleşmesi düzenlendiği ve davacının tanker suyundan kaynaklanan atıksu faturası ile birlikte ayrı olarak kuyusuyu atık su faturasıda düzenlediği sabittir. Davacı, davalının resen tanker suyu abonesi yapıldığını belirtmiş ise de buna ilişkin bir sözleşme sunmadığı gibi, davalının hamamda tanker suyu kullandığıda ispat edilmiş değildir. Kaldıki, hamamda kuyu suyuna ilişkin sözleşme düzenlenip dava konusu dönemde kuyu suyu kullanıldığı ve kuyusuyuna ilişkin atıksu faturasıda düzenlendiği sabit bulunmaktadır. Davacının talebide tanker sözleşmesine aittir. Davacının talebinin tanker sözleşmesine yönelik olup, tanker sözleşmesinin varlığının ve hamamda tanker suyu kullanıldığının ispatlanamamasına ve hamamda ayrıca kuyu suyu kullanılıp kuyu suyu abonelik sözleşmesi de bulunmasına göre davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözeterek davanın tümüyle reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedinidir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 14,00 TL peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 384,00 TL peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.