Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/14669 E. 2009/5641 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14669
KARAR NO : 2009/5641
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının oğlunun 14.11.2004 tarihinde tedavi gördüğü SSK. Hastanesinden kendilerine sevk edildiğini, ancak davalının SSK.dan kesin sevk belgesi getiremediğini, kesin sevk belgesi getiremeyeceği içinde tedavi giderlerini karşılayacağına dair taahhütname verdiğini, ancak bir miktar ödemeyi yapan davalının bakiye kısmı ödemediğini ileri sürerek 27.253,42 YTL.nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, çalıştığı işyerinden çıkarılması üzerine açtığı davada işe iadesine karar verildiğini, ayrıca yeteri oranda SSK. Primininde adına yatırılmış olduğunu, bu nedenle tedavi giderlerinin SSK tarafından karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının işten çıkarılmasından önceki dönemde SSK’ya yeterli primin ödendiği, davacı hastahaneye müracaat sırasında işten çıkarılmış olan davalının mahkeme kararıyla işe iade edildiği, tedavi masraflarının dava dışı SSK.dan istenmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, dava dışı belediyede SSK.na tabi işçi olarak çalışırken 15.4.2004 tarihinde işten çıkarıldığı, davalının oğlunun 14.11.2004 tarihinde de tedavi gördüğü SSK hastahanesinden davacı şırkete ait … hastahaneye sevk edildiği, ancak davalının SSK.dan kesin sevk belgesi getiremediği ve tedavi giderlerini ödeyeceğine dair taahhütte bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının açtığı dava sonunda mahkemece işe iadesine karar verildiği ve davalının adına SSK.na yeteri kadar prim yatırıldığı ve dolayısıyla davalının kesin sevk belgesi alma şartlarının gerçekleştiği, bir başka anlatımla tedavi giderlerinin dava dışı SSK tarafından karşılanması gerektiğide sabit olup, bu husus mahkemeninde kabulündedir. Öte yandan davacı ile SSK arasında 1.1.2004-31.12.2004 tarihlerini kapsayan dönemde geçerli olan reanimasyon sözleşmesinin varlığıda bunu doğrulamaktadır. Bu itibarla davacı taraf SSK.dan talep edebileceği tedavi giderlerini davalıdan talep edemez. Ne var ki, davacının … bir hastane sahibi şirket olduğu düşünüldüğünde, davalının SSK tarafından ödenmeyecek bir kısım tedavi giderinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Başka bir deyişle, davalı … tarafından ödenmeyecek … hastahane farkını ödemekle yükümlüdür. Mahkemece, dava dışı SSK tarafından davacıya ödenmeyecek fark bedelin ne kadar olduğu araştırılarak, bundan davalıca daha önce davacıya ödenen 1200 YTL.nın mahsubu sonucu kalan bir miktar olması halinde bu miktarın tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın (2) numaralı bent uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.