Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5472 E. 2007/11767 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5472
KARAR NO : 2007/11767
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meni müdahale davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait piknik alanı niteliğindeki taşınmazın 24.5.2003 tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiraladığını, davalının haksız olarak yasal sürelerede uymadan sözleşmeyi fesih ettiğini bildirip taşınmaza elkoyduğundan bahisle kiralanan davalının müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kira sözleşmesinin 6570 sayılı yasa kapsamında kalıp, kira sözleşmesinin kendiliğinden bir yıl uzadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 24.5.2003 tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya ait hazır yapılmış piknik alanının davacıya kiralandığı tartışmasızdır. Sözleşmede belirtilen ve çekişmesiz olan kiralamanın niteliğine göre muvakkaf yerlerden olmadığı için kira sözleşmesinin 6570 sayılı yasaya tabi olmadığı ve dolayısı ile aynı yasanın 11.maddesi hükmüne göre kira sözleşmesinin kendiliğinden birer yıl uzaması da mümkün değildir. Sözleşme şartları arasında da kira süresi sonunda kira sözleşmesinin uzayacağına dair bir kararlaştırmada yoktur. Öyle olunca taraflar arasında ki kira sözleşmesi Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Kira sözleşmesi BK. 263 maddesi hükmüne göre sözleşme sonu olan 24.5.2004 tarihinden itibaren gayri muayyen bir zaman için tecdit edilmiştir. Böyle gayri muayyen süreli sözleşmeler BK. 262 maddesinin 2.fıkrasının 1.bendi hükmüne göre 6’şar aylık dönemler sonunda, 6 aylık dönemden üç … önce feshi ihbarda bulunarak sözleşme fesih edilebilir. Davalı tarafından davacıya gönderilen 20.5.2005 tarihli ihtar ile davacının 10.6.2005 tarihli cevabi ihtarları ve diğer deliler birlikte değerlendirilerek, kira sözeleşmesinin BK. 262,263 maddeleri hükmüne göre uzayıp uzamadığı, uzadıysa hangi tarihte sona ereceği hakkında karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yanlış değerlendime sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan ve (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2)nolu bentte açıklanan nedenelerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.