Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/8255 E. 2007/13342 K. 12.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8255
KARAR NO : 2007/13342
KARAR TARİHİ : 12.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının …’te inşa halinde bulunan binadaki iki dairesini satın aldığını, davalının daireleri süresinde teslim etmediğini bildirip, 21.7.2001 teslim tarihinden dava tarihine kadarki kira kaybı karşılığı iki daire için 12.000.000.000 lira tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece daireleri yüklenici olarak dava dışı şirketin yapması gerektiği, davalının daireleri yapma yükümlülüğü olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan inşaat halindeki binada bulunan iki dairesini satın aldığını ve dairelerin kararlaştırılan tarihte teslim edilmediğini bildirip, tazminat talep etmiştir. Davalı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile binayı yapmayı üstlenen dava dışı yüklenici şirketin daireleri bitirmesi gerektiğini, yüklenici şirketin zor durumda kalınca alacaklılarından kaçınmak için daireleri bedelsiz olarak kendisine tapuda devir ettiklerini, bir müddet sonra şirketin borç para aldığı davacıya daireleri yine şirketin isteği doğrultusunda para almadan devir ettiğini ve sorumlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece şahitle dinlenilerek sonucuna gidilmiştir. Halbuki miktar itibariyle ve davacının açık muafakatı bulunmadığından HUMK. 288,289. maddeleri gereği tanık dinlenemez, tanık beyanlarına dayanılarak hükümde kurulamaz. Davalı savunmasını yazılı bir belge ibraz ederek kanıtlayamamıştır. Ne var ki davalı cevap layihası ile “her türlü kanuni delil” demek suretiyle de yemin deliline dayanmaktadır. Davalıya savunmasını kanıtlaması için davacıya yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılmalı, ve hasıl olacak sonuca göre davacı ile davalı arasında 20.1.2000 tarihli haricen düzenlenen sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için yapıldığı tarihte geçersiz ise de, dairelerin tapuda 21..1.2000 tarihinde davacıya davalı tarafından devir edilmesi ile geçerli hale geldiği, bu sözleşmede belirtilen teslim tarihinin davalıyı bağlayacağı da göz önünde tutularak karar verilmesi gerekir. Mahkemece aksi düşüncelerle delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şeklide karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.