YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18602
KARAR NO : 2012/23163
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenle haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının üretim sürecinde hatalı üretime sebebiyet vererek işyerini zarara uğratması, geçmiş dönemde de benzer üretim hatası neticesinde uyarı almış olması ve bunun yanında aldığı disiplin cezalarına rağmen özensiz ve dikkatsiz çalışmaya devam etmesi ile tekrar hatalı üretime sebebiyet vermesi nedeniyle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak davalı işverenin geçerli nedeni ispat edemediği, ayrıca feshin son çare olması ilkesine de uyulmadığı, esas itibariyle feshin gerçek nedeninin davacının sendikal faaliyetleri olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek iş güvencesi tazminatı 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31’inci maddesi uyarınca davacının bir yıllık ücreti tutarında belirlenmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği, feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18’inci maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20’inci maddesinin 2’inci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Diğer taraftan 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31’inci maddesinin 6’ncı fıkrası ve 7’inci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçinin iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiği noktasında ispat yükü işçide olup sendikal nedenle feshin sabit
olduğu hallerde mahkemece belirlenecek iş güvencesi tazminatı işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz.
Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesinin üretimde çapak hatasına sebep olduğu, daha önce de çeşitli tarihlerde değişik nedenlerden dolayı uyarı almış olmasına rağmen özensiz ve dikkatsiz çalışmaya devam ettiği gerekçesiyle işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli neden kapsamında feshedildiği görülmektedir. Bununla birlikte fesihten önce davacının savunmasının alındığı ve feshin yazılı yapıldığı, bu şekilde 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinde yer alan geçerlilik koşulu olan şekil kurallarına uyulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davacıya verilen uyarılardan; 2002 ve 2008 yıllarına ait olanların davacının işe geç gelmesine ilişkin olduğu, 2010 yılına ait olanın ise davacı ile bir başka işçi arasındaki tartışmaya dair olduğu belirlenmiştir. Öte yandan fesih sebebi olarak gösterilen üretim hatasının bir başka birimde fark edilerek ret işlemi yapıldığı ve davalı işveren açısından somut bir zararın ortaya çıkmadığı, davalı … …’nun ise ifadesinde üretim hatalarında disiplin cezası uygulaması olmadığını söylediği anlaşılmıştır.
Görüldüğü üzere, davacının daha önce aldığı uyarılar fesih sebebi yapılan davranıştan tamamen farklı nitelik arz etmekte olup üretimde çapak hatasına neden olunması ise tek başına geçerli neden oluşturacak ağırlık ve nitelikte değildir. Davalı işverence geçerli neden ispat edilememiştir. Bu nedenle mahkemenin feshin geçerli nedene dayanmadığı noktasındaki tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak davacının 01.03.2004 tarihinde dava dışı … Sendikası’na üye olduğu, dava dışı … Sendikası’nın 25.02.2011 tarihinde davalı işyerinde yetkili sendika olduğunun belirlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yetki tespiti talebinde bulunduğu, davacının iş sözleşmesinin ise 07.07.2011 tarihinde feshedildiği, halen davalı işyerinde çok sayıda … Sendikası üyesi işçinin bulunduğu dikkate alındığında ispat yükü kendisinde olan işçinin sendikal nedeni ispat edemediği hususu göz ardı edilerek iş güvencesi tazminatının tutarının davacının bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından ve bakiye harç davalı tarafından yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 56,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 17.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.