Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/478 E. 2007/5938 K. 30.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/478
KARAR NO : 2007/5938
KARAR TARİHİ : 30.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının eşi ile yapılan alım satım ilişkisi nedeni ile düzenlenen 2 adet senet bedelini ödediğini ancak hile ile 3. senedin alınarak ve davalının lehdar olarak adının yazılarak aleyhine takip yapıldığını, davalı ile hiçbir hukuki ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbiti ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının, eşi ile olan alış verişi nedeni ile davacının izni ile düzenlenen senetlere kendisinin adının alacaklı olarak yazıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının borçlu olmadığının tesbiti ile, davalı kötüniyetli olduğundan % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72/5 maddesi hükmüne göre, borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, karşı tarafın talebi üzerine, alacaklının tazminatla mahkum edileceği belirtilmiştir. Davalı alacaklının, davacı imzasını taşıyan senet için icra takibi yapması davalının kötü niyetli olduğunu göstermez. Sadece alacaklının icra takibinde haksız olduğunu gösterir. Davalı alacaklının ayrıca kötü niyetli olduğu da ispatlanamamıştır.
Bu durumda davalı alacaklının tazminattan sorumlu tutulması yasaya aykırıdır, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün 2.bendindeki ibarelerinin silinerek, hükümden çıkarılmasına yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacının %40 icra-inkar tazminatı isteminin reddine” ibarelerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 30.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.