YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6303
KARAR NO : 2006/11883
KARAR TARİHİ : 18.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar veriltikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … … …’ün maliki olduğu taşınmazı, vekili olan davalıdan 1.12.1999 tarihinde satın aldığını,ancak malik … … … tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonunda tapunun iptali ile yeniden eski malik adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek, taşınmazın dava tarihindeki raiç değeri olan 50.000 YTL ile yapmış olduğu 600 YTL masrafın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, gayri resmi olarak birlikte yaşadığı taşınmazın maliki olan … … …’ün, hibe amacıyla taşınmazın satış yetkisini kendisine verdiğini, davacının daha önce açılan tapu iptali davasında kötüniyetli olarak kabul edilmesi nedeniyle böyle bir dava açamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, daha önce kesinleşmiş olan tapu iptal ve tescil davasında davacının kötüniyetli olarak kabul edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı … … …’ün vekili sıfatıyla davalı tarafından davacıya satılan taşınmazın, açılan tapu iptal ve tescil davası sonunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2002/1213, K.2002/1213 sayılı kararıyla davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek eski malik adına kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın temyiz aşamasından geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Adı geçen kararın gerekçesinde davalı …’ın vekil edenin iradesine ve
yararına uygun hareket etmediği, … değerinin üç … daha az bir değerle taşınmaz satışını gerçekleştirdiği, alıcı …’nın da sosyal, kültürel ve ekonomik durumu itibariyle vekaletin kötüye kullanıldığını bilebilecek durumda olduğu, vekille bu konuda çıkar ve işbirliği içine girdiği kabul edilerek, vekalete dayalı olarak yapılan satışın vekil edeni bağlamayacağı belirtilmiştir. Davalı …, gerek bu davaya cevabında gerekse … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/1203 E. sayılı tapu iptal ve tescil davasının 5.7.2000 tarihli celsesinde, gayri resmi olarak birlikte yaşadığı taşınmazın maliki olan … … …’ün hibe amacıyla taşınmazın satış yetkisini kendisine verdiğini, taşınmazı sattığı …’dan satış bedelini kendisinin aldığını ve çocuklarının ihtiyaçları için harcadığını açıkca bildirmiştir. Bu durumda taraflar arasında tapuda yapılan resmi satış işleminde görünürde vekil durumunda bulunan davalının, gerçekte satışı vekil olarak değil kendi adına ve hesabına gerçekleştirdiği, satış bedelini de kendi hesabına aldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, kesinleşen tapu iptal ve tescil davasında davacının kötüniyetli olarak kabul edilmesi nedeniyle bu davanın reddine karar verilmişse de, adı geçen davada, taşınmazın … değerinden çok daha az bir bedelle satılması karşısında vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmesi gerektiği için kötüniyetli kabul edilen davacı, adına olan tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle satış bedelini kendi hesabına … davalıdan, geçersiz sözleşme nedeniyle … olduğu bedelini sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre kendisine iadesini isteyebilir. O halde mahkemece geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle davalı tarafından alınan satış bedelinin davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, davanın tümüyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.