YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2622
KARAR NO : 2007/9208
KARAR TARİHİ : 27.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … 29.Noterliğinin 23833 yevmiye nolu 30.11.1999 tarihli genel vekaletnamenin hileli yollarla kendisinden alındığını, vekili ile davalının anlaşmalı olarak müvekkilini borçlandırıp Zeytinburnu 2.İcra Müdürlüğünün 2003/2174 esas sayılı dosya üzerinden takibe geçtiklerini, kesinleşen takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine, davalı lehine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 72/3-4 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15’inden aşağı olmamak üzere göstereceği tazminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararını gösterilen teminattan alır. Bu zarar herhalde yüzde … aşağı tayin edilemez.
Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı
2007/2622-9208
aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve kararın fiilen infaz edilmesi gerekir. Somut olayda davalı aleyhine infaz edilmiş ihtiyati tedbir kararı olmadığı halde % 40 inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm bölümünün 3 nolu bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine “Davalının inkar tazminatı talebinin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.