YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2228
KARAR NO : 2022/8531
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça azmettirme
HÜKÜMLER : A) Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2017 tarih ve 2016/109 (E), 2017/253 (K) sayılı;
1)Sanık … hakkında; Mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/2, 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine,
2)Sanık … hakkında; Mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
B)… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarih ve 2018/50 (E), 2018/1312 (K) sayılı;
1)Sanık … hakkındaki hükme ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine,
2)Sanık … hakkındaki hükme ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılıp, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması suretiyle; Sanık …’un mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan TCK’nin 38/1, 81/1, 35/2, 62/1, 53, 54, 63 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarih ve 2018/50 (E), 2018/1312 (K) sayılı kararının sanıklar müdafiileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının beş yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK’nin 286/2-a maddesi uyarınca temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarih ve 2018/50 (E), 2018/1312 (K) sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru müdafaa nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık müdafinin; sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; olay tarihinden bir gün önce sanık …’un eski kız arkadaşı ile yaşadığı tartışma akabinde mağdur ile arasında karşılıklı yumruklaşma şeklinde kavga olayının yaşandığı, sanık …’un bu olayın hesabını sormak için her birini ayrı ayrı arayarak 10-15 kişilik bir grup toplayarak, mağdur ve arkadaşları ile buluştuğu, olay yerine birlikte gittiği sanık …’in mağdurun arkadaşı olan tanık …’e tokat atması üzerine iki grup arasında kavga olayının başladığı ve kavga sırasında sanık …’in mağduru üzerinden çıkardığı bıçakla sol göğüste bir adet, sol toraks arka tarafta 2 adet kesi ile yaraladığı ve sol göğsüne isabet eden darbe nedeniyle mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı, mağdurun yaralanması akabinde sanık …’in ise bıçağı atarak olay yerinden kaçarak uzaklaştığı olayda;
Sanık …’un, sanık …’in kasten öldürmeye teşebbüs eylemine ortak suç işleme kararına bağlı olarak, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle katıldığı anlaşılmakla, TCK’nin 37/1 maddesi uyarınca sorumlu tutulması yerine, iştirakin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde TCK’nin 38. maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Suç tarihinden bir gün önce yaşanan karşılıklı kavga olayında; ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarih ve 2018/50 (E), 2018/1312 (K) sayılı hükmünün CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi gereğince “… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2022/2228 E. 2022/8531 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanıklar … ve …’ın, mağdur …’ı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan müşterek fail olarak cezalandırılmaları gerektiği düşüncesinde olduğumdan katılmamaktayım.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin uyumlu içtihadına göre, gerçekleştirilen eylem kasten öldürme&kasten yaralama olarak vasıflandırılırken, taraflar arasında husumet bulunup bulunmadığı, failin olay öncesi ve sonrasındaki söz ve davranışları, suçta kullanılan alet ve kullanılış şekli, mağdurun vücudundaki isabet yerleri, sayısı ve harabiyetleri, eyleme son veriliş şekli birlikte
değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır.
Dosya kapsamına göre; mağdur …’ın Siirt Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulunda, sanık …’un ise aynı Üniversitede Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde öğrenim gördükleri, olaydan bir gün önce kız meselesi nedeniyle aralarında çıkan tartışma sonrasında mağdur … ve sanık …’un birbirlerini darp ettikleri, olay günü sanık …’un mağdur …’tan hesap sormak amacıyla aralarında sanık …’in de olduğu arkadaşlarını topladığı, …’ı arayarak Sağlık Meslek Yüksek Okulunun önüne çağırdığı, kısa süren bir tartışma sonrasında Yakup ve arkadaşı Agit ile arkadaşları bir tarafta, mağdur … ve arkadaşları diğer tarafta olmak üzere okulun önünde kavgaya tutuştukları, kavga sırasında sanık …’in yanında taşıdığı kesici kısmı 8,5 cm olan bıçağını rastgele sallaması sonucunda göğüs ön bölgesinden 1 cm lik bir adet, sırt kısmından ise 0,5 cm lik iki adet kesi oluşturacak ve sağ göğüsteki pnömotoraks nedeniyle hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde mağdur …’ı yaraladığı, mağdur …’ta kan gören sanık …’in bıçağı bırakarak olay yerinden kaçtığı, Agit kaçtıktan sonra mağdur …’ın yere düştüğü ve kavganın dağıldığı olayda;
Kastın belirlenmesi sırasında dikkat edilmesi gereken kriterleri somut olay üzerinde ayrı ayrı değerlendirmek gerekirse, öncelikle taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet bulunmamakta, sanık … karşı tarafı tanımamaktadır. Sanıklar Yakup ve Agit gerek olay öncesinde gerek olay sırasında gerekse olaydan sonra öldürme kastı içinde hareket edildiğine ilişkin bir söz sarf etmemişlerdir. Olayda kullanılan bıçak ve mağdurda oluşan yaraların özelliklerine bakıldığında sanık … tarafından bıçağın rastgele sallandığı ve biri hariç öldürücü bir yara oluşmadığı anlaşılmaktadır. Göğüs bölgesine isabet eden darbe sağda pnömotoraksa neden olmuş, göğsüne isabet eden bu darbe nedeniyle tüp torakoskomi uygulanmış ve mağdur … hayati tehlike geçirmiştir. Sanık …, kavga sırasında mağdur …’ın üzerinde kan görünce engel bir hal olmamasına rağmen bıçağı atarak, mağdur henüz ayaktayken olay yerinden kaçmıştır. Bu nedenlerle sanık …’in neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sorumlu tutulması gerekmektedir. Kasten yaralama eylemine iştirak eden Yakup’un eyleme fail olarak mı yoksa şerik olarak mı dahil olduğu da belirlenmelidir. Sanık …’i olay yerine getiren ve olayın bütünlüğü içinde kendisi de kavgaya fiilen dahil olan sanık …’un fiil üzerinde hâkimiyet kurduğundan müşterek fail sıfatıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, olay sırasında sanık … ile birlikte kavga amacıyla olay yerine gelen Agit’in, tanımadığı mağdur …’a rastgele salladığı bıçak darbelerinden birinin hayati tehlike geçirecek şekilde mağdurun yaralanmasına neden olması tek başına öldürme kastını açığa
çıkarmayacağından, yaraların niteliğine göre sanıklar Yakup ve Agit’in TCK’nin 37/1 maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri (sanık … lehine TCK’nin 29/1. maddesinin de uygulanması) uyarınca “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan ve temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmaları gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun eylemin kasten öldürme suçuna teşebbüs olarak vasıflandırılması gerektiğine ilişkin görüşüne katılmamaktayım.