Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1563 E. 2006/6012 K. 17.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1563
KARAR NO : 2006/6012
KARAR TARİHİ : 17.04.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasfiye davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R

Davacı, davalı ile yapılan 23.7.1997 tarihli sözleşme ile ortak kuaför dükkanı işlettiklerini, 2001 yılı aralık ayında ortaklığı sona erdirdiklerini, yapılan anlaşma gereğince başlangıçtan bu yana ortak alınan malların yarı bedellerinin kendisine ödenmesi gerekirken ödenmediğini ileri sürerek, adi ortaklığın feshi ile malların tasfiyesine, payına düşen işletmeye ait malların ½ ‘sinin aynen, olmadığı takdirde ise bedellerinin Aralık 2001 tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşme süresinden önce … taraflı olarak sözleşmeyi feshederek fiilen ortaklığı sona erdirip, işyerine yakın başka bir kuaför salonunda çalışmaya başladığını, sözleşmeye aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen ilk hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce, taraflar arasında … Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava ile bu davanın konularının aynı olmadığından kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği, davacının oretaklığın fesih ve tasfiyesini isteyebileceği belirtilerek, ortaklığın fiilen son bulduğu Aralık 2001 yılı itibariyle aktif ve pasif malvarlığının belirlenmesi suretiyle ortaklığı yöneten davalıdan ortaklık hesabını gösterir hesap istenip, bildirilen hesap sonucu tarafların uzlaşıp uzlaşamayacakları yönler araştırılarak, anlaşamamaları halinde tasfiyenin B.K.nun 538 ve devamı maddeleri gereğince bizzat mahkemece anılan maddelerdeki sıraya göre yaptırılması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davanın kabulüne, her bir ortak için 25.710.371.260 TL hisse bulunduğu belirlenerek ortaklığın tasfiyesine, faiz isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince bilirkişiden rapor alınmak suretiyle her bir ortağın tasfiye payı belirlenmişse de, taraflar arasındaki anlaşma gereğince ortaklık konusu mallar kendisine bırakılan yönetici ortak konumundaki davalıdan davacıya ait tasfiye payı olarak belirlenen 25.710.371.260 TL’nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece ortakların her birinin 25.710.371.260 TL tasfiye payı bulunduğu belirtilerek, “ortaklığın tasfiyesine” şeklinde açıkca tahsil kararı verilmeksizin, soyut ve ihtilafı sona erdirmekten uzak bir biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, ortaklığın fiilen aralık 2001 yılında sona erdiğini belirtip, tasfiye payı alacağının Aralık 2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödetilmesini istemiş olup, mahkemece ortaklığın fiilen son bulduğu tarih itibariyle tasfiye payı belirlenmiş olduğundan, belirlenen tasfiye payının, temerrüdün gerçekleştiği dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faiz talebinin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) no’lu bentler gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.